Zeitgeist Hareketi ve Venüs Projesi Hakkında
04 Mayıs 2009

Aylardır bilgisayarımda bulunan bir filmi nihayet izleyebildim. Bahsettiğim film son zamanların popüler belgesel filmi Zeitgeist serisinin ikincisi Zeitgeist Addendum.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, film aslında bir çeşit ateizm propagandası üzerine kurulu. Filmin amacı Venüs Projesi (Venus Project) adı verilen bir projeyi anlatmak. Bu projenin temel felsefesini ise mevcut ideolojilerin ve dinlerin dünyayı kötü bir yer haline getirdiği gibi saçma bir fikir oluşturuyor. Bunun yanısıra Zeitgeist Hareketi olarak adlandırılan bu yeni akıma göre dünyadaki bütün dertlerin sebebi ve kaynağı para. Dolayısıyla para ortadan kaldırılırsa bütün dertler bitecekmiş. Bunun ne kadar sığ bir düşünce tarzı olduğunu ifade etmeye bile lüzum yoktur sanırım.
Bu projenin/hareketin senaristleri, her işi teknoloji ve makinelerin yapacağı, dolayısıyla paranın, devletlerin, sınırların ortadan kalkacağı ütopik bir dünya hayal etmişler. Bunun hayal olarak kalacağı da zaten aşikar. Çünkü bu tarz fikirler insanın tabiatına aykırıdır, teoride süslenerek insanlara anlatılır, beyinler yıkanır ama pratikte hiçbir zaman gerçekleşmez.
Film elbette tamamen hayalden ibaret değil. Filmin yapımcıları fikirlerini desteklemek amacıyla özellikle mevcut küresel-finansal sistem hakkında önemli ve faydalı bilgiler vermişler. Bu bilgiler ışığında; dünya ekonomisinin nasıl yönetildiği, insanların ve devletlerin nasıl kasıtlı olarak borçlandırıldığı, faizin nasıl bir bataklık olduğu ve dünya ekonomisinin enflasyona nasıl mecbur bırakıldığı gibi konular detaylı olarak güzel bir tarzda anlatılmış. Ayrıca Amerikan yönetiminin politikaları, Amerikan başkanlarının gerçekte birer kukla olduğu, dünyanın birçok ülkesinde darbelerin nasıl yapıldığı ve yaptırıldığı, devlet başkanlarına neden suikastler yapıldığı, 11 Eylül'ün gerçek sebebi, Afganistan'ın ve Irak'ın neden işgal edildiği gibi önemli ve güncel konulara da ışık tutulmuş. Bu açıdan izlenebilir bir film.
Bir tavsiye isterseniz; filmi izleyin, bu bilgileri öğrenin ama projesini çöpe atın bence. Bir de öğrendiğime göre şimdilerde bu hareket kendine taraftar toplayıp organize olmaya çalışıyormuş, aman gaza gelip de destek vermeyin..
Serdar Kocaoğlu
04.05.2009
Zeitgeist filmi, Zeitgeist belgeseli, Zeitgeist hareketi, venüs projesi, venus project, Zeitgeist the movie, Zeitgeist Addendum, Zeitgeist Orientation, dinler, ideolojiler, mitler, kapitalizm, komunizm, para, finans, bankacılık, sermaye, dünya ekonomisi, faiz, küresel sistem, enflasyon, şirketler, kriz, darbe, suikast, parasal, amerika, başkan, 11 eylül saldırısı
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, film aslında bir çeşit ateizm propagandası üzerine kurulu. Filmin amacı Venüs Projesi (Venus Project) adı verilen bir projeyi anlatmak. Bu projenin temel felsefesini ise mevcut ideolojilerin ve dinlerin dünyayı kötü bir yer haline getirdiği gibi saçma bir fikir oluşturuyor. Bunun yanısıra Zeitgeist Hareketi olarak adlandırılan bu yeni akıma göre dünyadaki bütün dertlerin sebebi ve kaynağı para. Dolayısıyla para ortadan kaldırılırsa bütün dertler bitecekmiş. Bunun ne kadar sığ bir düşünce tarzı olduğunu ifade etmeye bile lüzum yoktur sanırım.
Bu projenin/hareketin senaristleri, her işi teknoloji ve makinelerin yapacağı, dolayısıyla paranın, devletlerin, sınırların ortadan kalkacağı ütopik bir dünya hayal etmişler. Bunun hayal olarak kalacağı da zaten aşikar. Çünkü bu tarz fikirler insanın tabiatına aykırıdır, teoride süslenerek insanlara anlatılır, beyinler yıkanır ama pratikte hiçbir zaman gerçekleşmez.
Film elbette tamamen hayalden ibaret değil. Filmin yapımcıları fikirlerini desteklemek amacıyla özellikle mevcut küresel-finansal sistem hakkında önemli ve faydalı bilgiler vermişler. Bu bilgiler ışığında; dünya ekonomisinin nasıl yönetildiği, insanların ve devletlerin nasıl kasıtlı olarak borçlandırıldığı, faizin nasıl bir bataklık olduğu ve dünya ekonomisinin enflasyona nasıl mecbur bırakıldığı gibi konular detaylı olarak güzel bir tarzda anlatılmış. Ayrıca Amerikan yönetiminin politikaları, Amerikan başkanlarının gerçekte birer kukla olduğu, dünyanın birçok ülkesinde darbelerin nasıl yapıldığı ve yaptırıldığı, devlet başkanlarına neden suikastler yapıldığı, 11 Eylül'ün gerçek sebebi, Afganistan'ın ve Irak'ın neden işgal edildiği gibi önemli ve güncel konulara da ışık tutulmuş. Bu açıdan izlenebilir bir film.
Bir tavsiye isterseniz; filmi izleyin, bu bilgileri öğrenin ama projesini çöpe atın bence. Bir de öğrendiğime göre şimdilerde bu hareket kendine taraftar toplayıp organize olmaya çalışıyormuş, aman gaza gelip de destek vermeyin..
Serdar Kocaoğlu
04.05.2009
Zeitgeist filmi, Zeitgeist belgeseli, Zeitgeist hareketi, venüs projesi, venus project, Zeitgeist the movie, Zeitgeist Addendum, Zeitgeist Orientation, dinler, ideolojiler, mitler, kapitalizm, komunizm, para, finans, bankacılık, sermaye, dünya ekonomisi, faiz, küresel sistem, enflasyon, şirketler, kriz, darbe, suikast, parasal, amerika, başkan, 11 eylül saldırısı


125 yorum var.. (Yorum Oku - Yorum Ekle):
Baştaki Jesus-İsis-Horus örneği aslında akla yatkın. Tabii bahsettikleri 12, 30 gün..vs. iddiaları araştırmak gerek.. İsa'nın olmadığını değil de, mucizenin mitleştirildiği iddiasını göz önüne koymak gerekir.
Bahsettiğiniz ateizm propagandası konusunda ben de çekiniyorum. Sayfamda da belirttim zaten. Hatta belgeselin son çıkan Orientation kısmına girerken Venüs Projesini resmen o "beyin yıkama" reklamları gibi hazırlamışlar, derhal kapattım.
Sakin kafayla izleyeceğim bir ara. O da sırf bu ABD, ekonomi, resmi tarih...vs. hakkındaki açıklamalar hatrına...
teşekkürler Günceran. filmin 1. bölümünü yani "zeitgeist the movie"yi izlemedim ancak hakkında yapılan yorumları okudum, biraz fikir edindim. Edindiğim intibaya göre pek izlenmeye değer bişey değil. Dinsizlik propagandası adına ve Hristiyanlığı karalamak adına Hz.İsa'yı yok saymak veya O'nun hiç yaşamadığını, aslında bir mit olduğunu iddia etmek tamamen safsatadır ve ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Biz bütün peygamberlere inanır, hepsini çok severiz, hiçbirine de laf söyletmeyiz..
Belirttiğin gibi izlenecekse bile sadece güncel konular hakkında bilgilenmek adına izlenmesi daha doğru olur. Belli bir bilgi ve birikimi olmayanlar için oldukça tehlikeli gibi görünüyor bana..
serdar bey bence siz ilk üç filmide tekrar izleyin.zeitgeist hareketinin mutlaka bazı eksiklikleri vardır ama şuanki kullanılan sistemlerdende katbe kat daha mukemmeldir www.zeitgeisthareketi.org
Tekrar izlesem de yazıda belirttiğim fikirlerim değişmez. Filmde anlatılan hayali dünyayı oluşturmak adına önerilenler için bir sistem demek bile doğru değil, olsa olsa hiçbir zaman gerçekleşmeyecek fantastik bir ütopyadır..
Gerçek bir ideoloji veya sistem bütün ümidini gelecekte olması beklenen teknolojik gelişmelere bağlamaz, mevcut imkanlarla en iyisini sunmaya çalışır..
Zeitgeist(zamanın ruhu) belgeseline ben de biraz baktım.
Bana çok sıkıcı geldiği ve vakit kaybı olarak gördüğüm için izlemedim tamamını.
Bu anlamsız belgeselin ikincisini de çıkarmak gerçekten de çok komik.
Serdar Bey belgesel hakkındaki kusursuz analiziniz için kendi adıma teşekkür ederim, "bakalım benimle tamamen aynı fikirde olan kimselere ne zaman rastlayacağım" diye bekliyordum. Evet belgeselin doğru söylediği yanlar var ancak dikkatle bakıldığında zaten genel olarak bilinen şeylerin tekrar edildiği görülüyor. Bunun yanında dinin gereksiz olduğunun söylenmesi ve "kendi kendini kandırma biçimidir" şeklinde değerlendirilmesi ayrıca tek kurtuluşun çalışmayan insanlar toplumundan (venüs projesi) geçtiğinin söylenmesi projenin kendi ipini çekiyor. Sonuç olarak filmi izledikten sonra tamamen ütopik saçmalıklarla kaybettiğiniz 1.5 saatinize yanıyorsunuz.
Teşekkürler Caner Bey, günümüzde basit bir konuda bile tamamen aynı fikri paylaşan, aynı düşünen insanları yan yana görmek neredeyse imkansızlaştı ama nadiren de olsa karşılaşmak güzel..
Gerçeği otorite olarak kabul etmek yerine otoriteyi gerçek kabul edenler için bu çok zor olmalı..
G. Massey (Mısır Bilimci)
tşkler
Evet çok enteresan bu sisteme katılıyorum.inanılmaz ilgimi çekti sistem bir saat gibi işleyecek para yok dert yok sadece mükemmelleşmiş bir yaşam komplo yok komplo teorisi yok mükemmel bir düzen mükemmel bir yaşam uzun ömür ...... peki KİM ler için bu sistemin çalışmaı için yaşadığımız dünya nüfusu 6-7 milyarlardan 6-7 milyonlara inmesi gerekmiyormu....
bu proje iyi de alt yapısı için
YA ..2000 YIL GERİYE GİDECEK YADA SIKI BİR KATLİAM GEREKECEK yani MAALESEF bu sistemin düşüncelerine
K A T I L A M I Y O R U M
blogunuz çok güzel, tebrikler...
bu arada facebookta Zeitgeist hareketi grubuna katılan arkadaşlarıma saçma bir şeyin parçası olduklarını ne kadar anlattıysam da onlara geri adım attıramadım. e bir de grubun üye sayısı 160.000 küsür olunca...
neyse, bu yazıyı tüm arkadaşlarımla paylaşınca bakalım bir değişiklik olacak mı ?
başarılar :)
facebooktan gruba ulaşan bir tanıdığım bana da önermişti bu videoları izlemeyi ama ben bir türlü fırsat bulamamıştım. Şimdi izlemem gerektiğini farkettim. Doğru yanlış her oluşum hakkında fikir sahibi olmak lazım.
Söyledikleriniz aktarılıyorsa zietgest düşüncesinde, Allah inancına sahip insanların bu tür gruplara katılmaktan öte destek vermeleri sakıncalı elbette. Haz. İsa elbette ki yaşamıştır ve Allahın gönderdiği Hak Peygamberlerdendin. Ahir zamanda da tekrar yer yüzüne gönderilecektir. Hristiyanları bilemem ama müslümanlar böyle inanırlar..
Daha filmleri bile doğru düzgün ilerlemeden sırf sözde "Atezim" propogandası yapıldığı gerekçesiyle direk karşı çıkmak baya mantık dolu..
Dogma düşünceler beyninizi o kadar kısıtlamış ki belgeselin aslında yatan düşünceleri görmenize engel oluyor.
Bu belgesellerde faşizmin, kapitalizmin, liberalizmin insanları getirdiği noktaları gösteriyor, size doğru olarak gösterilen herşeyin doğru olmaya bildiği ihtimalini hatırlatıyor.
"Venüs Projesi" şuan için ütopya olabilir; ancak her geçen gün sayısı giderek artan "Zeitgeist Destekçileri" sayesinde bir gün gerçekten ciddiye alınmaya başlayacak.
Dini odak noktası göstererek bu projeyi saçma buluyorsunuz. Çok sevdiğiniz dininiz uğruna yüzyıllardır milyonlarca insan ölmüş olması ve hâlâ ölmeye devam etmesi, bi' grup insanlar dini üzerinden kendi ceplerini doldurup zenginlik içinde yaşaması, zengin-fakir arasında giderek artan bi' uçurum oluşması, Afrika gibi ülkelerde insanlar açlıktan ölmesi, parasızlık yüzünden insanların hayallerini terk etmek zorunda kalmaları, para yüzünden hayatlarını eşşek gibi çalışarak harcamaları ve bunun gibi yüzlerce şeye sebep olan bir sistem, insanların eşit olduğu, din-ırk-cinsiyet-maddiyat gibi şeyler yüzünden insanların birbirlerine zarar vermediği bi' sistemden daha iyi öyle mi?
Evet diyorsanız muhtemelen şuan ki sistemden bir şekilde kâr ediyorsunuzdur ve değişmesi kendi çıkarlarınıza uymuyordur.
Sırf ateizm propogandası yapıyor diye bu sistemi reddedebiliyorsanız aynı sistemi din ile kurun da görelim! Ama nasıl başarabilirsiniz ki, daha insanların farklı dinlerden olmasını yada dinsiz olmasını hazmedemiyorsunuz!
"Yorumunuz kaydedildi, blog sahibinin onayından sonra gösterilecek."
İşinize gelirde onaylar mısınız acaba karşı görüşleri?
Adsız, yorumunu yayınlamamışım gibi peşin bir hüküm vererek ne kadar önyargılı olduğunu hemen ele vermişsin.
Karşı görüşleri de (bazen senin gibi isimsiz, küstah, önyargılı veya ateist olsalar bile) yayınladığımı bu blogu takip edenler bilirler. Tabi belli ölçüler içinde kalmak şartıyla.
Aslında Zeitgeist hakkında neden yazma gereği duyduğumu, sen ve yorumun yeterince açıklıyor. Fazla söze gerek yok..
Zeitgeist bir propaganda filmi değildir. Hele hele ateizm propagandası hiç değildir. Dinler üzerinden insanların nasıl sömürüldüğünü kanıtlarla ortaya koymakta ve hristiyanlık ve museviliğin mısır hiyerogliflerindeki çeşitli tanrılarla ve çeşitli olaylarla yüzlerce benzerliği olduğunu öne sürmektedir. Dine karşı bir "saldırı" v.b bir durum söz konusu değildir. Tek sorunun para olduğunu söylerken de "insan doğası-insan davranışı" çatışmasını kapsayarak ve başka alanlara da kayarak yapmaktadır. "ha bu para işte kaldıralım hepimiz sonra el ele tutuşacağız" gibi bir şey söz konusu değildir. Bu konudaki yaklaşımınızı çok sığ buluyorum, filmi bulduğunuz kadar sığ buluyorum. Ütopik olarak değerlendirdiğiniz sistem şu anda Tayland'da "kaynak tabanlı ekonomi kuruluşu" tarafından belirli bir alanda uygulanmaya çalışılıyor ve sürekli güncellenip geliştiriliyor. Bununla ilgili bir site açtılar ve güncellemeleri göstermektedirler (new z-land project). Zeitgeist hareketi gün geçtikçe daha çok üye ediniyor. ve ben sizin yazdığınız türden yazıları okudukça değişime karşı ne kadar kapalı ve önyargılı olduğumuzu, "anında reddetme" mekanizmasının gücünü görüyorum. İstediğiniz kadar reddedin ve önünüze koyulan projeyi yok sayın. Gelişiyor, geliştiriliyor. Birçok insan da bunu gelişmeyi izlemekle kalmıyor, katkıda bulunuyor.
"Filmin amacı Venüs Projesi (Venus Project) adı verilen bir projeyi anlatmak." demişim zaten. Neden tamamen ateizm üzerinde durduğumu iddia ediyorsunuz anlamıyorum. Ayrıca filmde doğru ve faydalı bilgilerin de var olduğunu yazımda söylüyorum ama sizler ısrarla meselenin din boyutunu ileri sürerek filmi haklı çıkarma çabasındasınız.
Semavi dinler elbette birbirlerine benzeyecekler, çünkü hepsi Allah tarafından peygamberleri aracılığıyla gönderilmiş ve hepsi aynı şeyleri söylemiştir ama daha sonra insanlar kitapları (Kur'an hariç) tahrif etmiş, dinlerini bozmuşlardır o ayrı mesele.
Filmde bu tarz mantık hataları da var, dinler birbirine veya Mısırdaki hiyerogliflere benziyor diye hepsinin birden inkar edilmesi gibi bir saçmalık olamaz..
İstediğiniz kadar bu projeye sahip çıkın, eninde sonunda komunizm veya diğer uyduruk sistemler gibi bu da çökmeye mahkumdur..
Venüs Projesi dini inancını yaşayan insana müdahele etmeye kalkamaz. Jacque Fresco kendi ağzıyla " yaratılmak istenen sistemde herkes dinini istediği şekilde yaşayabilir" demektedir. Fresco'nun bu konudaki derdi "dini yayma" politikasıdır. Diğer bir deyişe aslında allahla kul arasına girme işidir. Özetle herkes dinini yaşayabilir ama kimse kimseyi bir dinin mensubu olması için zorlayamaz demek istemektedir. diğer dediğinize gelince, göreceğiz, bu olmazsa daha iyisi yapılır elbet. Yazıda venüs projesi üzerinde durduğumu da düşünmekteyim. hatta söylediğim şeyi tekrar edeyim: Şu anda venüs projesinin ilke edindiği "kaynak tabanlı ekonomi", kaynak tabanlı ekonomi kuruluşu tarafından taylandda uygulanıyor ve bu kuruluşun forumları, taylandda yaptığı işlerle ilgili güncellenen raporları var. hepsi de güzel gelişmeler. zamanında sizin gibi düşünenler fransız devrimi gibi bir devrimin de mümkün olamayacağını düşünmüştü ama tüm dünyaya yayıldı ve oldu işte. Göreceğiz Serday Bey, göreceğiz.
Venüs Projesi'nin dine müdahale edeceğini ben de söylemedim zaten.
Yazımda vurgulamak istediğim nokta, filmdeki ateist mantık ve öne sürdüğü projenin ayaklarının yere basmıyor olmasıdır.
İnsanlık adına samimi ve gerçekçi bir proje üretilmek isteniyorsa, öncelikle insanın yaratılışına (tabiatına) ve dünyanın gerçeklerine uygun olması gerekir. Aksi takdirde boş ve anlamsız bir hayal olmaktan öteye gidemez..
İnsanın karakteristik özelliklerini doğan çocuğun ileride nasıl bir kişiliğe sahip olacağını genlerden çok çevre belirler. Burada İnsan "doğası" ve insan "davranışı" arasındaki büyük farkı kavramak gerekir. Birçok sağ ideolojide de görüldüğü gibi hep "insan şu şekilde kötüdür, insan böyle kötüdür, insan günahkardır, insan şöyledir böyledir" biçiminde ifadeler yer almakta ve hepsi topluluğu değil otoriteyi yüceltmeyi amaçlamaktadır. Bu da insanlığı çok geriye götürmektedir zaten. Oysa insanın inanılmaz bir kapasitesi vardır ve başkası tarafından kontrol edilmesi yerine kendi kendini kontrol etmesi mümkündür. Bir diğer tartışılan konu da "dürtü"lerdir. "Ya böyle bir toplumda insan dürtülerine ne olur?" değil mi? İnsanın tabii ki de çeşitli şeylere ulaşması için mücadele etmesi gerekir, bunu Fresco da kabul ediyor, ancak bu yaratılmak istenen toplumdaki mücadele anlayışı kişinin başkalarını, başka toplulukları aç bırakarak istediği yere gelmesi, istediği şeylere ulaşabilmesi biçiminde değil. Parasal sistem bu yüzden kalkmalı. Ayrıca yeni sistemle insanda yeni dürtüler de ortaya çıkacağını belirtiyor. Diyor ki bir resim yaptığınızda onu satmak yerine onu başkalarıyla "paylaşmaktan" daha çok zevk alabilirsiniz. Parasal sistem insanı kısıtlandırır, sizi yıllarca belli bir duruma hapis bırakır ve istediğinize ulaşmanız için yıllarca sistemin içinde köle gibi yaşarsınız. Dünyada kaç insanın istediği işi yaptığını söylememe gerek yok heralde. Leonardo Da Vinci, Albert Einstein gibi büyük düşünürler hiç bir zaman para gibi birşeyi düşünmemiştir bile. Böyle bir dünyada yaşamamız için onlar kadar zeki olmamıza gerek yok. İnsan, anlayış kapasitesini geliştirdiği zaman bu olacaktır. Böyle bir dünyayı hayal etmekte çok zorlanıyoruz çünkü görmedik, düşünemedik öyle bir şey olacağını. Ama olacak, inanıyorum, inanmak istiyorum. İyi, uygarlaşmış bir insanlık için şu anda önümüze konulan en iyi sistemin bu olduğunu ve bunun yolundan gitmenin dünyadaki toprakların %40'ına sahip olan %1'lik elit kısmı dışında herkes için iyi olacağı kanısındayım. Bir yere tıkılmış bir halde monoton bir biçimde yaşamak yerine, belli bir eviniz olmadığını düşünebiliyor musunuz (böyle bir kural yok tabii ki)? Asıl evinizi tüm dünya olarak kabul etmeyi düşünebiliyor musunuz? İstediğiniz kadar dünyayı dolaşabileceğinizi? İnsanı sonsuz bir monotonluğa mahkum eden her şeyin artık olmadığını düşünebiliyor musunuz? Ben düşünebiliyorum, ve bunun gerçekleşmesi için elimden geleni yapacağım.
Dostum... Serdar ve diğerleri..
PARA HERŞEYDİR. Bunu unutmayın.
Yıllarca sisteme karşı savaşıp, düşüncesel ve aktivist biçimde haraket ettiysem de.. ve diğerleri de ettiyse de.. herkesi emen bu lanet sistem bizleri kucağa alıyor ve biz de kucak dansçıları olarak ne kadar hoplarsak ya da hoplar zıplar gibi yaprsak o kadar kazanıyoruz. Söylediği gibi "hepimiz çalışan ve karşılığında para ile ihtiyaçlarını karşılayan -köleleriz-"
sen mutlu olduğun bir işte mi çalışıosun ? Kazançların seni mutlu ediyor mu ?
Cevabın evet ise... Çevrende ve ülkende senin gibi kaç kişi var ?
İsteyipte yapamadığın şeylerin nedenlerini düşün..
Örneğin.. Sana daha o kadar çok şey yazmak isterdim ki.. ama çalışıp para kazanmam gerek ve bu sistem sana yazmamı da engelliyor..
Belki cavap-lar sonrası yazabilirim..
Para herşey değildir. Para sadece ihtiyaçları karşılamak adına icat edilmiş bir araçtır, bir değiş-tokuş aracıdır. Para asla amaç olmamalıdır ama günümüzde materyalist insanlar, düşünceler, ideolojiler, sistemler parayı amaç haline getirdikleri için insanlık bugünkü acımasız düzenin çarkları arasında eziliyor.
Oysa bizim inancımıza göre bizler dünyada çok az bir süre kalıp asıl ait olduğumuz yere gideceğiz. Dünyadaki vazifelerimiz arasında günümüzü gün etmek falan yok, doğru dürüst yaşamamız, ahlaksızlık yapmamamız, erdemli ve onurlu bir şekilde yaşayarak Allah'ın rızasını kazanmaya çalışmamız gerekir. İşte bu şuurdan yoksun insanlar, asıl hayatın ölümden sonra başlayacağını bilmedikleri veya inanmadıkları için bütün güçlerini, hırslarını dünyaya yoğunlaştırıyor ve aradıklarını bulamayınca da büsbütün perişan ve zelil bir duruma düşüyorlar. Allah'a inanmayanlar için bu dünyada tatmin olmak diye bir şey yoktur, bütün dünyayı verseler insanı mutlu etmeye yetmez çünkü insanın gözü doymaz.
Bu gerçekleri yok sayan hiç bir düşünce veya ideoloji, insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmemiştir, getiremez ve getiremeyecektir..
Ben izledim ve evet bildigimiz seylerdi emperyalist sistemin dünyayi nasil yönettigi..ama bunu bir belgesel olarak tek parca haline getirmis olmak güzel.Din konusunda ateist olmayi degil ama bence din olgusunun cok kolay sömürü araci haine getirildiginin altini cizmisler.Bu da inkar edilemez bir gercek.Din temelinde yönetilen ülkelerin hali icler acisi degil mi?Ama tüm dinleri elstirmis olmasina ragmen ve bu bir belgeselse eger,aratirmaya ayli ise neden Kuran hakkinda en ufak bir vurgu yok ya da Islam hakkinda..Bana icinde biraz Israil kokusu var gibi geldi.Cünkü Israilin yptigi katliam lardan hic söz etmiyor...Gene de pesin hüküm vermemek gerek.BIaz daha arastirmaliyim.Bunlar ilk izledigimde edindigim fikirler
İzlediğim kadarıyla dünya'yı yönetmek için insanların gözlerini boyayarak bir takım projeler üretmek istiyorlar.Bununda bir kısmını başardıklarını söylemeliyim çünki İkiz Kuleler patlatıldığında ekranlarda gördüğümüzde ilk aklımıza gelen şey bunun ABD'YE karşı duyulan kinin dışa vurulması olarak düşünmüştüm fakat adamlar geçmişi uzun yıllara dayanan sistemli bir proje'yi devam ettiriyorlar .Tabi şunu unutmayalım "Yalancının mumu yatsıya kadar" elbet amerikan halkı ile beraber dünya insanları'da yapılanları görecektir.ABD'de ne kadar gizlenmiş olsada müslüman olan kişilerin sayısı artıyor.Nasıl kendilerinin dini siyaset ederek kendilerini sömürdüklerini öğreniyorlar.Haçlı seferlerinde bildiğiniz gibi dini kullanarak çeşitli vaatler ile para kazanmak amacılya bir çok insanın ölümünü izlediler ve onlar ceplerini doldurdu halada bunu yapmaya devam ediyorlar.
1. hristiyanların oluşturduğunu isa kişiliği konusunda zeitgeist'in 1. bölümüne katılıyorum.Aynı zamanda bunun islama bir saldırı olmadığını bilakis kuranı doğruladığını düşünüyorum.Kuranda isanın putlaştırıldığı hristiyanlığın bozulduğu ilahi bir din olmaktan çıktığı bize sölenmemişdir.Tehlikenin büyüklüğü konusundada sonuna kadar haklılar.Hitlerin kukla diktatör olduğu,dünyayı yöneten güçlerin milyarlarca insanın ölmesini umursamadığı,ırak harekatının düzmece bir harekat olduğu,ırağın bir sıçrama tahtası olarak kullanıldığı bunlar aşikar gerçekler.Aynı zamanda bu insanların ileride küresel ısınma ile yaşanacak felaketleride umursamadıkları bu yüzden karbon salınımına dur demedikleride aşikar bir gerçek.Ancak ne yazıkki bu belgesel yeterli değil.Dünyayı peşlerinden kara bir geleceğe sürüklemek isteyenlar amaçlarına hergün biraz daha yakınlaşıyorlar.Bizse hülya avşar ne giymiş,yarın arkadaşımla şurada buluşacağım veya bu akşam televizyonda şu film var gibi saçma sapan,gerçek ile alakası olmayan konular ile vakit kaybediyoruz
Zeitgeist güzel fakat uygulanması adına yapılacak olan çok kötü olacak.
Yani Zeitgeist'in mümkün kılınabilmesi için, dünya nüfusu 100 milyon kişiye indirilecek. Bunun nasıl indirileceğini de eminim tahmin etmişsinizdir:)
Bunun dışında Zeitgeist'in uygulanabilmesi kesinlikle mümkün değildir.
Peki dünya nüfusunun 100 milyona inmesi mümkün olabilir mi?
Bunun olacağını 100 - 150 senelik zaman diliminde görürsünüz. Gidişat oraya doğru olacak. Gerçekçi olun, eğri oturun doğru konuşun.
Ayrıca, bu Zeitgeist'i ortaya atanlar İllimünati yapılanmasının babaları da olabilir. Bir yandan 6 milyar insandan para kazanıyorlar ve olağanüstü zengin olmalarına rağmen kendileri açısından belli bir doygunluğa ulaştıklarında, daha doğrusu felsefi olarak biçim değiştirdiklerinde, yani artık para kazanma hırsından çok daha başka vizyonlara (bu vizyon ''yeni bir hırs ihtiyacı'' olarak da algılanabilir) yöneldiklerinde, bunu uygulayacaklar. Aralarında tartışacaklar, kimisi kabul edecek, kimisi karşı çıkıp biz bunca para kazanıyoruz, o kadar insan ölürse nereden para kazanacağız falan diyecek, işte bunu diyenler azınlığa düştüğünde bu uygulanacak. Zaten dikkat edilirse, belgesel insanın bilinçaltına paradan soğutma hissiyatı veriyor.
Herneyse.. Sözlerimi İsmet İnönü'nün Amerika'nın Türkiye'ye tutumuna karşı söylediği bir sözüyle bitireyim; ''Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de o dünyada yerini alır'':)
Belgeseli izlerken dahi, tartışmaların din üzerine yoğunlaşacağını ve konunun kendisiymiş gibi tartışılarak, gerçek amaçtan saptırılacağını tahmin etmiş hatta bu kadar dolu bir belgeseli hazırlayanların bu hatayı nasıl yaptıklarına şaşırmıştım..
Sevgili arkadaşlar lütfen artık şu "din elden gidiyor" korkusundan kurtulun..şahsen inançlı ve inanan birisiyim ve dinin bizim bu korumalara ihtiyacımız olmadığı kadar güçlü olduğunu düşünüyorum..aksine dinin bu ütopyanın gerçekleşmesi durumunda tamda istendiği gibi özünü bulacağın inanıyorum. Bence sizin korkunuz insanları özgür bırakma korkusu..içten içe insanların bireysel olarak doğru karar veremeyeceğini mutlaka yönlendirilmeleri gerektiğini düşünüyorsunuz..işte mevcut düzenin yozlaşmasıda tam bu noktada başlıyor..
Belgeselde anlatılanlar bir hayal değil hatta eninde sonunda insanlığın varacağı mutlak gerçek..hiçbir güç gelişmeyi engelleyemeyeceği için gerek teknolojik gerek zihinsel gelişmelerin bizi ulaştıracağı nokta zaten benzer bir dünya olacaktır..mesele sadece zaman meselesi olup, şahsen tahminim en azından 400-500 senelik sancılı bir evrim sonunda ulaşılabilecektir...
Şahsen benim hiçbir zaman din elden gidiyor gibi bir korkum veya düşüncem olmadı. Ben de en az sizin kadar insanları özgür bırakma taraftarıyım ama bu demek değildir ki kendi bildiğimiz doğruları anlatmayalım.
Adamlar bir belgesel yaparak kendi fikirlerini ortaya koymuşlar. Ben de burada kendi doğrularımı ortaya koyuyorum, herkes 2 tarafı da okuyor, görüyor. Kimsenin kimseyi zorladığı, yönlendirdiği yok. Herkes kendi aklını kullanarak doğruyu bulmak zorunda..
Bu arada dünyanın o kadar süresi kaldığını da zannetmiyorum..
film o kadar çok haklı ve doğru fikirleri savunuyorki adamın ateist olmasıyla fazla ilgilenmedim
Din eksenli tartışmalara girmeden önce biraz uzaklaşıp resmin tamamına bakmakta yarar var;
Bir insan doğumundan sonra yaklaşık 14-15 yılını erginliğe ulaşmak için harcıyor. Geriye 40-50 yılı kalıyor. Toplam 60-70 yıllık bir ömrü var.
Peki bu 60-70 yıllık ömrünü bir elinde yağ, diğerinde bal ile geçirse sizce ne anlamı olur?
Şu ana kadar dünyaya gelip de ölmeyen birini duydunuz veya gördünüz mü? Eğer öleceksek bu dünyada geçirdiğimiz ömrümüzün öldükten sonraki hayatımız için bir amacı ve anlamı olmalı.
Zaten öldükten sonra hayat yoksa bu dünyanın bir anlamı yoktur.
Bence ölümden sonra kesinlikle hayat vardır ve işte dinin varlığı ve gerekliliği de burda daha aşikar görülür.
Tartışmalara bakılırsa filmi bulup izleyip yoru yapmak farz oldu.
Sergüzeşt, kalem erbabı ve kaliteli bir blog yazarı olmanızdan dolayı yorumunuzu merakla bekliyorum..
zeitgeist filmlerinde apaçık bir şekilde ateizm propagandası var. ama görülen şu ki filmler sadece hristyanlık ve yahudiliği hedef alıyor. tabi filmi yapanların ya islam dan haberi yok ya da yok sayıyorlar. bu yüzden islamı konu dışında bıraktıkları için filmlerinde yanlış olduğunu savunabileceğiniz hiçbir şey yok neredeyse. ama serdar beyin söylediği gibi paranın her kötülüğün başı olduğu gibi sapıkça düşünceler var. ama belirtmeliyim ki filmler de özellikle hristiyanlık ve yahudiliğin nasıl pagan sembolleri ile bozulup baştan yapıldığını ve sonuçta putperest dinler haline geldiğini güzelce ispatlıyorlar. bu konuda onlarla tamamen aynı fikirdeyim. zaten batı daki ateistler tamamen islam dan habersiz oldukları için ateistler. çünkü kendi dinlerinden tamamen tiksinmiş haldeler.
Eğer, bir filmi, bir olguyu veya olayı, tamamen izlemez ve tanık olmazsanız, eleştirme hakkını kaybedersiniz. Ben ateist değilim ama doğam gereği bilimsel düşünmek işime daha iyi geliyor. Belgeselin amacı, görünürde Venüs düzenini getirmek gibi görünse de aslında daha çok, insanın, tek tür olduğunu keşfetmesi, genel hakim gücün farkına varması, ve kendi iradesi ve isteği dahilinde özgürlüklerinin ellerinden alınmasına karşı çıkmasını vurgulamaktadır. O belgeselleri benim gibi beğenenler, savunduğunuzun aksine eğitimsiz okmayı sevmeyenler değil, aslında muhtemelen çoğunuzdan daha çok okuyan daha çok düşünen, ve bilgiye sizden daha çok değer veren bir kitledir. Çünkü kitleyi açıkça gördüm. Bizim toplumumuzda insan, din eksenli düşündüğü için söylenenler gerçek de olsa, o ilahi figürlere boğulduğu için gerçeği dinlemekten korkar ve vicdani tembelliğin yolunu seçer. Ayrıca ateizmi yaydığını savunan arkadaşlar, bi de şu yönden baksın. Hadi islamizmde dini yayanların ödülü var ama ateizmde böyle bir ödülden söz bile edilemezken neden uğraşsınlar ki... Bence o belgeselleri, çevrenizi kuşatan ilahi figürlerin engellemelerine rağmen bir kez daha "Birey" olarak izleyin ve belgeselde anlatıldığı gibi, sistemin oluşturmak istediği kişilik prototipi olmaktan vazgeçin... Çünkü üzülerek söylüyorum sistemi yaratmak istediği insan tipi sizsiniz
Ben hem zeitgeisti ve hem de zeitgeist addendumu izledim.
Zeitgeist'te dünyadaki ekonomik düzenin anlatıldığı 3.bölümü herkesin izlemesi gerektiğini düşünüyorum.
Birinci bölümde hristiyanlıkla ilgili tarihi bilgiler var.
2.bölüm de 11 eylül olayıyla ilgili detaylar üzerine kurgulanmış merak edenler bu bölümü de izleyebilir.
Zeitgeist addendum ise para tabanlı ekonomi yerine kaynak tabanlı ekonomiyi öneren venus projesinin tanıtımından ibaret.
Ekonomi hakkında verdiği bilgiler için izlenebileceğini düşünüyorum.
Teknolojinin maksimum düzeyde gelişerek insanlığın tüm ihtiyaçlarını karşılyabileceği görüşü savunuluyor.Böylece tüm ihtiyaçları karşılanan insanlar çalışmaya ihtiyaç duymayacak hayat çok güzel olacakmış.Aslında insanın paranın kölesi olmadan yaşayabileceği fikri kulağa hoş geliyor fakat bu fikir ütopyadan ibaret.
Bir de tüm dünyadaki insanları bu amaç için birlik olmaya davet ediyor.Bunun yolunun da dini inançlarlardan vazgeçmek olduğunu öne sürüyor.Din, bu projenin gerçekleşmesinin önünde bir engel olarak gösteriliyor.Bu noktada zeitgeistin amacından saptığını düşünüyorum.
Yine de dünyadaki ekonomik düzen hakkında bilgi sahibi olmak adına her iki belgeselin de izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Belgeseli türkçe altyazılı ve online olarak
http://hayatcilingiri.blogspot.com/2009/08/zeitgeist-movie-2007.html
adresinden izleyebilirsiniz.
Evet bir arkadaş* koyunlardan bahsetmiş. dusunmeyen abuksubuk hareket eden bir bağlayıcısı olmayan zevk ve sefa eden insan protipini ele almış. Ve bazılarını sadece islami çerçevede görmüş. Hadi islamiyeti savunmuyorumda hristiyanlik ne güne duruyor yahudilik ne güne duruyor bunlar safsatamıydı; yoktan mı var oldu. Hasis beyinlerin üretimimiydi ve binlerce milyonlarca insanı nasıl peşinden sürükledi. Savunulan şeyde bile özgürlük konusunu ele alıyorsunuz ve halen k.marx gibi bir adamın benzeşiş ismini kullanıyorsunuz. Özentiden öteye gidemiyorsunuz. Ateistler diyorsunuz ne amaçları var ki diyorsunuz. Bir amacınız yoksa niye varsınız. Doğada en ufak canlının bile bir amacı olduğunu sizler bizlerden(biz demek zorunda kaldım çünkü sizin dışınızdakileri aynı kefeye koydunuz) daha iyi bilirsiniz. Amacınız ne !!! Sanıyormusunuz ki dünyanın hepsi sizler gibi düşündükten sonra rahat edceksiniz. Yerlerinizde duracaksınız. Sanmıyorum içinizdeki kin, öfke ve başkaldırış bu seferde başka yönlere kayacak. Bakınız şeytan inciline... Kaç tip insandan söz eder ve ateizmle ilişkilerine. Bunu satanistler bile kendi içlerinde gerçekleştirmemişken bir avuç kişi (kutsal dinler dışında kalanlar. Hiçbir dini tutmuyorum kutsal dinler diyorum.) neyi sağlayacak. Neyin özgürlüğünü düşünüyorsunuz. Enternasyonaliz mi ütopyacılık mı koyunluk mu maşalık mı?! Belki bilirsin kimlik nuraları çıktığına kap***a Diye bir mecmuada biz barkodlumyuz diye çağrı yapıyordu . Nerede destek verdiniz. Veya hepnizi a.b.d veya sözde özgürlükleri daha fazla olan bir yere yolasak koşulsuz kabul edersiniz. Çevrenizdekilere bir bakın at gözlüklerinizi bir çıkarın. Hangi fakire yardım ettiniz. Hangi ihtiyacı olanı kucakladınız. Sanmam... Bu içki masalarında ( merak etme bende içiyorum zaman zaman)devletler kurup yıkmak özgürlükler alıp vermeye benzemez. İnsancılık dersiniz sadece kokteylerde ortamlarda başkalarına hava atmak kitle toplamak için geçinirsiniz. Paraya karşısınızda kaçkişiniz parasız duruyor... Dünya nimetleri diyorsunuz ne yapıyorsunuz insanlık ve özgürlük için. Boş söylevler, gaza getirmeler. Neyi buldunuz neyi icat ettiniz. Olanı ,durmakta olanı ortaya çıkarıp ben yarattım demekten başka ne yaptınız. Boş düşünüyorsunuz diyorsunuz ama boşluğun anlamını bilmiyorsunuz. Hayatta kalmak için birbirinizin imüğüne çöküyorsunuz. Devrimleri desteklersiniz en büyük devrimin özgürlük olduğunu savunursunuz ma yaptıklarınız ile hareketleriniz birbirini asla tutmaz. Ha çıkıp deseniz "ben anarşiyi savunuyorum " daha dürüst olursunuz.
Ve sizlere bir çocuk sarkısı ile yazımı bitiriyorum.
"
Bir elim , iki kolum, bacaklarım var
İnci gibi dişlerim bir de çenem var...
Sen hiç gördünmü üç kulanklı bir adam?
Olurmu hiç üç kulak dönde aynaya bak...
"
ERLİK M.B
Erlik ve diğer arkdaşlar,
İnanın neden bahsetiğinizi ve yazdıklarınızın zeit geist de söylenenlerle ne alakası olduğunu anlak mümkün değil. Özellikle Erlik arkdaşımızın yazdıklarından tek kelime anlaşılmıyor. Tartışılabilecek kadar bile mantıklı bir şey yazmamış maalesef...Ne öfkesi, ne terörü neden bahsediyorsun. Ne demek "bir fakire bile yardım ettiniz mi?" Nerden biliyorsun, yanlarındamıydın bu fikri yazanların, hepsini şahsen tanıyormusun? Nasıl bir varsayım ve önyargı bu?? Bunu anlamak mümkün değil. Kısacası elle tutulur bir kanıt, bir fikir vesaire yok Erlik gibi yazanlarda.
Mesajım yerine ulaştı merak etme sen yenalmurat.
Kin , öfke = islami çevreye duyduğunuz eziklik potansiyeliniz.
Yanlarında değildim ama görüyoruz merak etmesen. Sen yanlarındaydın galiba ... Görünen köy klavuz istemez.
Sizlerin böyle klavuzlarınız olursa dünya...kurtulmaz. Tartış diye yazmadım zaten.
İnce ayrıntı olsun sana her isim başlığımda başka bir linke geçiş var farkettiysen (zannetmiyorum şimdi git tıkla sağa solada az burada genelde geçen konularıda oku). .Sonra karar ver. Veya verme gerekte yok siz gibilerin kararına da. Üslubum sert gelmiş olabilir . Ama yeter her yerde bir dinsizin laflarını çekmek, bir düzenbazın oyunlarını görmek.
"After all I am not afraid of dying
Don't believe that there is never an end"
ERLİK M.B
Neyi anlaymadın ki. Yukarıda arkadaşlar negüzel anlatmış.bence erlik denen arkadaş galiba çok sinirlenmiş bu zeigcilere ama yinede söyledikleri yanlış denmez.doğru gözlemleri var .Belkide aktarısı yanlıstır ama bir kominer sozu gibi sonuca gide her yol mubah. birde suna cok guldum bu sitede birileri gercekleri koymaya calisiyor birileri ulkemizde olanlar gibi sacma sapan seylerle ort bas etmeye. :)
Basarılı bir calısma olmus yola devam
'DOĞAYA BAĞLI OLMA GERÇEĞİ' .......dünyada mevcut ideolojilerya da yönetim biçimleri(revaçta olanı demokrasidir ve istisna yönetimler için söylemiyorum));doğaya bağlı olduğumuzdan zamanın ruhuna(zeitgeist) uymamaya başlamıştır.çünkü doğa (kendini sürekli olarak yenileyen ve değiştiren, canlı ve cansız maddelerden oluşan varlıkların hepsini kapsar.İnsani faktörler etkin değildir. Madde ve enerji unsurlarından oluştuğu kabul edilir.)nüfusun tüketimin artmasıyla insanlarla başedemez durumdadır.yeni yönetim tarzlarına ihtiyaç vardır, bu da ister komplo deyin ister gerçek BU DA TEK DÜNYA DEVLETİDİR.MATRİX FİLMİNDE AJAN NEO YA NEDİYOR İNSANLAR VİRÜSTÜR! :))))))))))
Matrix filmi mason sembolleriyle donatılmıştır. Binlerce yabancı ve Türk sitelerinde incelenmiştir. Gnosism e yakınlığı vurgulanmıştır.(Bknz: Gnosis.)
Tek dünya devleti her zaman değişik güçler tarafından yapılmaya çalışılmıştır...
Lakin maddesel ve tinsel olarak kutsallaştırılmış maddeciler gerçek ilimin ve dinin karşısında hep yenik düşmüşlerdir.
Çabalarını gerçeğe getirmek için farklı yollara başvurmuşlardır.
1-Dünya üzerinde bir keşmekeş.
2-Dinin kötülenmesi ve alternatif inançların ortaya sokulması.
3-Yapılabiliyorsa dinin ortadan kaldırılması.
4-Ekonomik düzeyde dalgalanmalar meydana getirmek.
5-İnsanlığın boş amaçlar peşinde koşmasını sağlamak.
6-Düşünme yetilerini kaldırmak.
7-İlim ve *din adamları yetiştirmek yolunda tüm sistem ve düzenlerle beraber çalışmak. Her ne kadar birbirine zıtlık duydukları gözlense de tek amaç başlık altında çalışmak. (Bknz. Türk Masonluğu)
8-Yetki ve güç kurumlarının yıpratılması.
9-Manevi duyguların amaçlar doğrultusunda yıpratılması.(Bknz. Ramazan ayı ve türbeler, hurafeler, cinci hocalar…)
Örnekler çoğaltıla bilir... İlk olarak korku nedir bunun araştırılması gerekmektedir.
Korku:" Bilinçli olarak tanınan dış tehlike kaynaklarına karşı gösterilen emosyonel tepkidir. Sübjektif yaşantı hafif bir ürkmeden huzursuzluğa ve yoğun bir dehşet duygusuna kadar değişir. "
Bu emosyonel tepkilerin oluşturulması için insanlığın hazır hale getirilmesi gerekmektedir. Bunlarda ister yazılı ister görsel medyayla veya bire bir aktarımlarla insanlığa empoze edilmektedir. Yapay sistemler oluşturmak ve bu yapay sistemlerin dağıtılması insanlığın yaşama umudu köreltip gerçek ile halisülasyon arasında kalması ve doğru karalar almamasını sağlamaktadır. ( İkiz kulelerin devrilmesinden sonra Bknz. Avrupa da Müslümanların terörist olarak algılanması. )…
Zeitgeist hareketini destekleyen - fonlayan gruplara bakıldığında kara para baronlarının ve mason patronların destek verdiği apaçık ortaya çıkmaktadır.
“…Kardeşim mademki aradığımızı bulamayacağız o halde çalışmaya neden devam ediyoruz?
— Bizim çalışmalarımız ömrümüzle sınırlıdır. Oysa eserler ve düşünceler biz öldükten sonra da devam ederler. Işık taşıyan eller değişir ama taşıdıkları ışık ölümsüzdür. Çalışmalarımızı kuşaktan kuşağa aktarırsak sonuç alınacağı kuşkusuzdur… ” (Mason ritüeli 3. derece)
Gnosism de olduğu gibi maddenin bir tinsel gücünün olduğu savunularak, her bir canlı - cansızın yüceliği hatta (insanlığın halen yapmaya çalıştığı gibi TANRI olma çabası) tanrılığı ortaya konmaktadır. Elbette kökünde olduğu gibi emperyalizm ile karşı karşıyadır. İnsan mutluluğunun dinden öte kendinde ve doğada saklı olduğunu bunu çıkarmak için çabaladığını ve karşısındakileri bir şeytani amaç, kötülük olduğunu belirtir. Aydınlanmanın yine kendi içinde kutsal bilgiyle olacağını savunur. Dinin insanı körelttiğini ve insan arzularına ket vurduğunu ve dayatmacı bir yöntem olduğunu, gerçeğin ve saf kutsalın özgürlükten geldiğini savunur. Bu yolla insanın dine karşı bir başkaldırış ve tanrı tanımazlığa varmasını istemektedir. İşe yarayacak her türlü safsatayı gerçekler gibi göstermek için çabalar. Sözde insanın kutsallığını savunan bir görüş sadece alt kesimde mi geçerlidir. Ya patronları. Bknz. Yahudilik ve kan saflığı… Şimdi burada hemen itiraz edeceksiniz bizler zeigciler zaten dinle alakamız yok ne Yahudiliği… Hiçbir Yahudi patronu boş bir amaç için ve eski incil (The Old Testament, Tevrat ) dışında bir eylem gerçekleştirmez. Bunu bir kez daha durup düşünmemiz gerekmektedir. Kılıfı ve şaşasıyla herkesi kendi içine çekebilecek özellikte görünen bu Venüs hareketi içine girilip akılcılıkla incelendiğinde insanlığı bekleyen felaketler görülebilir.
Tabi ki insan seçme ve yaşama özgürlüğüne sahiptir. Ama bu dogmaların kendi çıkarları yönünde yapılmaması gerekmektedir.
İnsan her gece sürekli aynı rüyayı görürse gerçek ve rüya arasında kalır ve neyin gerçek olduğu karıştırır. Ve bu sav (kelebek rüyası.) Matrix filminde oldukça dile getirilmiştir… (Bknz. Matrix filminde kullanılan gizli semboller)
Saygılarımla.Erlik M.B
ben seyrettim çoğu yeri mantıklı geldi ve aklıma yattı. İnanç konusundaki fikileri haricindeki diger konularının altına imzamı atarım.
Ben belgeseli izlemedim ama anlatılanlardan anladığım kadarı ile BİR numaralı koltukta oturanlar insanların ilgisini çekecek gizemli olayları, kendilerine göre gerçekleri ve gelecek hakkındaki planlarını harmanlayarak insanları peşlerinden sürükleyecek bir film çekmişler.sanırım bundada başarılı olmuşlar.
Biz halk olarak bu belgeseli ciddiye alıyoruz. Hatta yakında kendi marketimizi kurucaz oyle bir markettki kar amacı yok malları alış fiyatından uyelerine satıyor uyeler sadece marketin elektirik su ve elemanlarının maaşlarını oduyorlar.
bana ulasin mehmetturk34@gmail.com
Halk ?
Hangi halk ?
Hemen halkın tanımını bir gözden geçirelim.(Bu tanımlamaları bazı arkadaşlara özellikle yazıyorum.)
1-Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta olan insan topluluğu.
2-Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.
3-Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
4-Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü.
5-Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü(kamu).
6-Aydınların dışında kalan topluluk.
Seç bunlardan birini. 1 mi 2mi .... 6 mı?
Biz ----> Çogul
Halk ---> Çoğul
A) Sizler zaten halkın içerisinde oluyorsunuz. Merak etme bu halk(3 numara) zaten eziklerin* (sürekli eziklik sömürüsü yapanlar...) godomanların elektrik , su vb. şeylerini ödüyor.
B) Neden sadece üyelerine satıyorlar. İnsanlık onuru için yapılmış br hareket değil miydi bu hareket?
C) "...yakında kendi marketimizi kuracaz...maaşlarını ödüyorlar."
Daha kurulmadığını anlıyorum ilk cümleden fakat ikinci cümleden kurulmuş ve eyleme geçmiş fikri ortaya çıkıyor. Bu bir çelişki değil mi?
D) Alış fiatına mallar dağıtlabilir bunu zaten bir çok yardım örgütü yapıyor. Hatta ücretsiz bir şekilde bile yapıyorlar. Yeterki yardımda bulunacak gönüller olsun!
Ayrıca ben 6 numardayım.
Saygılarımla. Erlik M.B
Bence burdaki arkadaslarin dunyadaki islere bukadar duyarli olmasi ,boyle beyin firtinasi yarattigini gormek tum acik kalpliligimle soyluyorum muhtesem.Bana dokunmayan yilan bin yasasin mantigindan kesinlikle arinmis oldugumuza inaniyorum ,zeit geiste gelince tek saldiramadigi nokta kuran zaten ben mesnevi yi ve kurani ayni anda birbirlerinin iceriklerini takip ederek okudum ki hala okuyorum cunku sindirmek cidden zaman aliyor :) bu ikisininde bahsedilen sira yildizi yani sirius yildizi necm suresinin 49. ayteindede geciyor.En parlak yıldız Sirius gerçekte bir çift yıldızdır, dolanım periyodu 49.9 yıldır.bu sadece okuduklarimdan ogrenmeye calistilarimdan kisa bir not sunu demek istiyorum ki bende herzaman kuran in ilk kitap olduguna inanmisimdir kurandan turetmeler yapilmaya ve para kapisi olarak dinlerin uydurulduguna inanmisimdir.bir donem amerikadada yasamis ve gozlemlemis biri olarak halkina iyi standartlar sunmasinin nedenide devamliligi icin halkini birer makina gibi calistiriyor olmasi.ki birde su vurgulaniyor gercek olan sizsiniz televizyonda ogretilenler deil ornek tek tas yuzuk cok uzaga gitmeye gerek yok bundan ortalama 5 sene oncesine kadr boyle birsey varmiydi ? suanda tek tassiz evlenemicek insanlar nerdeyse vs.. insanlik uzerinde oynanan oyunlarin sadece bir kismini izlemis oldugumuza inaniyorum ve kimbilir daha neler var.belgesel sonundaki insan toplama odakli yeni bi akim olsturmaya calisma olayinada kimseyi inandigi dusuncelerden kolay vazgeciremezler diye dusunuyorum.okuruz arastiririz.izleriz ama kendimizi bi akimin icine kaptirmicak kadar akilli oldugumuza inaniyorum.dusuncelerimi kisaca toparlamaya calistim umarim yeterince aciklayici olmusumdur.saygilarimla
serdar ve caner bey siz bu kafayla köle olmaya devam edersiniz.bari yoldan çekilinde sizin gibi olmayan insanlar bişey yapsın.
İnsanı kölelikten ve maddenin esaretinden kurtaran yegane şey Allah inancıdır, imandır. Dini, imanı, ahlakı yok sayan hiç bir ideoloji insana özgürlük vadedemez, kölelikten kurtaramaz..
Serdar kocaoğlu bu belgesele inanan insanları okumamakla fazla araştırmamakla itham etmişsiniz.
Yazık... Bu; belgeseli açık ve ön yargısız bir zihinle izleyememişsiniz demektir. İnanın bana bu şekilde asla bir aydınlanma yaşayamıyacaksınız. Bilim insanı bir şeye inanmak için her zaman kesin kanıtlara ihtiyaç duyar. Eğer yeterli donanıma sahipseniz Bilim tarihi isimli kitabı okuyun ayrıca maddenin var oluşuna dair deneyleri araştırıp incelemenizi öneririm bunun için Cern'deki deneyleri takip edebilirsiniz. Ayrıca Allah'a olan inanca hala sahibim. Çünkü aksi ispat edilemedi (bu yüzden bende tam bir bilim insanı sayılamam) fakat dinlere olan inancım için aynı şeyi söyliyemiyeceğim. Ve eğer aranızdan herhangi biri dinin emrettiklerinden en ufak bir şeyi dahi atlıyorsa ben o kişinin imanından şüphe ederim, O kişi de etmeli zaten. İnsan yanacağını bile bile bir şeyi eksik yapar mı? bu yüzden herkes kendini tartsın. Ayrıca insanların hristiyan toplumlarında hristiyan yahudilerde yahudi islam toplumlarında müslüman olması inan bana tesadüf değil. herkes bizimkisi gerçek olan diyor. Oysaki gerçek değişmeyen herkese göre doğru olan demeketir. Dinlerdeki doğrular gördüğün gibi toplumlara göre değişiyor.
Bence bu da din diye bir gerçeğin olmadığının en açık ispatıdır. Bu sebeple dinleri yarıştırmaktan vazgeçin. Eğer gücünüz yetiyorsa bir kaç farklı kültürden ülke gezin görün o zaman her şeyi çok daha net göreceksiniz. Şu son bi kaç sene içinde farkettiğim birşey daha var oda dini ve milliyetçi radikalciliğimin gezip görüp öğrendikten sonra asgari düzeye indiğidir.
Bilim insanı değilim, bilimsellik denen şey materyalizmle eş anlamda kullanılmaktadır. Herşeyi madde ve sebeplerle izah edebileceğini zannedenler, sebepleri sebep yapanı göremezler.
Dini emirlerin tamamını yerine getiremeyen herkesi inançsız ilan etmeyi hangi bilimsellikle izah ediyorsunuz? Sizin bilimselliğinizde siyah ve beyaz dışında başka renk yok mudur? 0'la 1 arasında başka sayı yok mudur? Madem bilimsel düşündüğünüzü iddia ediyorsunuz, 0 ile 1'in (yani var ile yokun) arasında sonsuz sayı olduğunu bilmeniz gerekir. Bu da demektir ki, bir insanın imanı %0 ile %100 arasındaki milyarlarca ihtimalden birisi olabilir.
Evet insan yanacağını bile bile bir şeyleri eksik yapabilir. Şeytan Cehenneme gireceğini ve yanacağını bildiği halde şeytanlığını yapmaktadır. İnsan, hazırda bulunan küçük nimetleri, gelecekteki büyük nimetlere tercih ederek hata yapar ama bunu inanmadığı için değil, nefsine yenik düştüğü için yapıyor olabilir.
Kimsenin dinleri yarıştırdığı falan yok. Dinlerin hepsinin kaynağı aynıdır. Hepsi Allah tarafından peygamberleri aracılığıyla insanlığa tebliğ edilmiş ve hepsi aynı hakikatlerden bahsetmiştir. Bütün peygamberler ve onlar aracılığıyla gönderilen kitaplar, Allah'ın varlığını ve birliğini anlatmış ancak Kuran'a kadar hepsi insanlar tarafından tahrif edilmiştir. Mesele bu kadar basittir. İlerde İnşallah İncil'in gerçek nüshaları ortaya çıkarsa bu gerçekler açık seçik görülecektir.
Yurtdışına ben de bikaç defa çıktım, hayran kaldığım yönleri de oldu ama sizin gibi farklı dinlerden insanları görüp de kendi dinimi yadırgayacak kadar vahim bir durum yaşamadım..
Bkz: İngiltere İzlenimlerim
anlamadığım şu din denilince asla objektıf olunmuyor nedenı belkıde daha yazmayı öğrenmeden kurandan ayet veya sureler ezberlememizdir..??
haksızmıyım ?? veya daha din kültürü dersine ilk okul 4 te başlanırken felsefe dersine lise 4 te başlanıyor ve tabi öss sınavı stresi altında ....
Yorumların tamamını okuma vaktim olmadı ama size şunu söylemek isterim. Bu güne kadar getirilen hangi sistem insanlara söz verdiklerini yaptı ki? Kapitalizm, siyonizm, demokrasi, kominizm. Bunların hepsi insanları kandırmak, kendilerine taraftar bulmak etki sahibi olmak içindir.
Bu hareket bunlar içerisinde en tehlikelisi bana göre. Korkunç birşey.( Müslümanım ama gereklerini yapmıyorum) Bu sistemin olabilmesi için dünya üzerindeki insaların %90 yok edilmesi lazım.
İşin acı tarafı şu ki. Koştura koştura bu projeye doğru gidiyoruz(Avrupa Birliği, Asya Birliği...) ardından tek bir dünya düzeni. Eğer istedikleri olursa bizi yaşatmayacaklar(öldürecekler demiyorum). Bütün özğürlüklerimiz elimizden alınacak. Burada bahsedilenlerin tam tersi bir hayat bizi bekliyor olacak.
Vaktim dar olduğu için belkide düşüncelerimi tam ifade edemiyorum. Zaten oturum açmaya bile vaktim yok. şimdilik anonim yazıyorum daha sonra gmail hesabı açıp yorum yazarım
Osman Akar
Sorgulamadan hemen hayal dünyası hayalden ibaret hayal hayal hayal... diyen sayın blog sahibi . hiç cesur değil, aksine korkakmışsınız :)
Zeitgeistin 1. bölümünü izlemeden sağlıklı bir değerlendirme yapmamanıza şaşırmadım serdar bey. Zeitgeistin tüm bölümlerini izledim çünkü etkileyiciydi. Ve gayet bilimsel bir tabana yaymış herşeyi. Hristiyanlığın ve İsa nın bir mit olduğunu artık new york takı papazlar bıle maalesef bılıyor. İnsanın yıllarca inandığı seylerden bır anda vazgecmesı çok zordur. Ama kabul edelım veya etmeyelım, zeitgeistin öne sürdüğü gercekler, bızden bagımsız olarak orada duruyor. Yanı aslında sadece bır durum tespiti yapıyor. Dinler konusunda herkes ozgur. ama uluslar, özel mulkıyet, sömürü ve para insanlıgın başında yoktu. Bunu, insanlar olusturdu ve cogu zaman da dine yıktı. Burada, insanların yaptıgı hataları dinlere yıkmak dogru degıl tabı, ama zeitgeistin dıle getırdıgı gerceklerden dolayı, zeitgeist i gunah kecısı secmek de aynı sekılde dogru degıl;)... başarılar
YA ADSIZ SANA BİŞEY DİCEM O KADAR DAR DÜŞÜNÜYOR Kİ BU BELGESEL.. ONA İNANANLAR DA ÖYLE..
BAK ŞİMDİ.. BU DÜNYA VARYA SENİN ÖYLE DÜŞÜNDÜĞÜN KADAR KOLAY GELMEDİ BURALARA..
ANLATMAK İSTEDİĞİM ŞUDUR:
SANA ÇOK TEMEL VE BASİT ANLATACAĞIM. BENİ ANLAMAN İCİN GEREKEN TEK ŞEY BİR ABAKÜS :)
DÜNYADAKİ TEMEL KAVRAMLARI ELE ALALIM. SEVGİ, MERAK, İLGİ, İSTEK DOĞANIN VE DOLAYISI İLE İNSANIN KENDİSİNDE VAR. VE TÜM BUNLARIN SONUCUNDA HIRS VAR.. HIRSIN SONUCUNDA REKABET.. REKABET İLE BİRLİKTE DEĞER VAR.. BU DÜZEN DOĞANIN TA KENDİSİNDE WAR.. BU DÜZEN MİLYARLARCA YILDA KENDİ KENDİNE OLUŞMUŞ.. BU HIRS I İLGİYİ SEVGİYİ SAVAŞI REKABET İ HİÇKİMSE DOĞADAN CIKARAMAZ. BUNDA HEMFİKİRİZ UMARIM.. BUNLAR İNSANLIĞIN RUHUNDA ÖZÜNDE WAR..
VE SONRA ŞUNA GELELİM.. HANİ HIRS REKABET VE DEĞER DEDİM YA.. BURADAKİ "DEĞER" KAVRAMI COOK ESKİDEN (senin aklının alamayacağı kadar eskiden. cünkü at gözlüklüsün) NEYSE COOK ESKİDEN MESELA 20 ELMAYA 5 MUZ MUŞ HANİ SALLIYORUM.. SONRA LİDYALILAR DEMİŞ Kİ YETER BUKADAR.. PARA DİYE İSEY OLSUN DEĞERİ BELİRLESİN.. YANİ İHTİYAÇ DOĞMUŞ.. BUNLAR COK TEMEL İHTİYAÇLAR.. NASIL 20 ELMAYA 5 MUZ VERMEK TEMEL BİR KURAL VE İHTİYAÇ İSE OLMASI GEREKEN BİRSEY İSE PARA DA ÖYLE.. SONRA ZAMAN GECTİKÇE BU İHTİYAÇLAR ARTMIŞ VE ENFLASYON FAİZ TÜRÜ ŞEYLER DOĞMUŞ. YANİ BUNLAR COOK UZUN SÜREÇLERDE OLMUŞ TEMEL İHTİYAÇLAR ANLATABİLDİM Mİ CANIM BENİM :)
YA HEM SEN VE SENİN GİBİLER DARWİNİN EWRİM TEORİSİ GİBİ COOK UZUN SÜREÇLİ ŞEYLERE İNANIYOR VE O KADAR GENİŞ DÜŞÜNÜP MİLYAR YILLAR GERİSİNİ ARAŞTIRIYOR DA BUNU NEDEN BU KADAR DAR KAFALI DÜŞÜNÜYOR? YOKSA EWRİM TEORİSİ GİBİ BU DA İŞİNİZE BÖYLE Mİ GELİYOR?? EWET EWT :) SİZ BÖZLESİNİZ. EĞER SİZ AÇSANIZ PARA KÖTÜÜÜ! EĞER SİZ İNANMIYORSANIZ DİN KÖTÜÜÜ!! EĞER SİZ KIÇINIZ ACIK GEZİYORSANIZ TÜRBAN KÖTÜÜÜ!! :) NEDEN ÇÜNKÜ DOĞRULARI GÖRÜNCE RAHATSIZ OLUYORSUNUZ.. AMA GÖRMEZSENİZ OLMAZSINIZ DEĞİLMİ :) SİZ WARYA BENCİL İNSANLAR TOPLULUGUSUNUZ.. TEK SORUNUNUZ BU EĞER BENCİLLİĞİNİZİ YENERSENİZ DÜŞÜNEBİLİRSİNİZ YENEMEZSENİZ :) SİZ BİLİRSİNİZ :)
TEŞEKKÜR EDERİM...
dünyanın yer çekimini etkilermi?
Gerçekten yorumları okuduğumda inanamadım Jacque Fresco gerçekten olaylara gerçekçi bir yaklaşım sunuyor kendi kötüsünü ve kendi iyisini ayırarak gerçekçi yada değil olaylara karşı çözüm üretmeye çalışıyor. burada bahsedilen Venüs Projesi nin uygulana bilir düzeyini Jacque Fresco Florida'da Okeechobee Gölü yakınlarında 85,000 m2 alana sahip bir araştırma merkezinde deniyor ve proje 1996 senesinden beri işler halde. siz şu bilgisayarın başından bi tarafınızı kaldırmadan bu kadar cahilce bilgisizce sldırırken Jacque Fresco insanlık için uygarlık geleceği için bir çalışma peşinde. çok acımasızca eleştiriyorsunuz. önce düşünün sonra konusun sizin kafanız birşeyleri kavramıyorsa bu ütopya demek değildir. . .
Zamanında Kominerlerde çiftlikler evler kurarlardı . Yeni dinsiz nesiller kurmak ve MAŞALAR olmak için. Boş konuşuyorsunuz. Yanlış saat bile günde 2 defa doğru gösterir. Sizlere bakıyorumda acıyorum.
Sizlere başarılar üretme çiftliklerinizde.
ERLİK M.B
işin tul-lafı,bu yeni fikir akımını eleştiren yorum yazarlarının eleştri gerekçelerine ve bu gerekçelerin zil-linlerde nasıl yer aldığına dair açıklamalara ikişer saatlik belgeseller için oldukça detaylı bir şekilde yer verilmesine karşın,eleştirenlerin çoğunluğunun bunları gözardı etmesidir...yaşanan acı tecrübeler ve farklı l-layat çerçevelerinden görünen dünya tablosu gerçekten iyimser olmayı zorlaştırabiliyor. ister zeitgeist olsun,isterse aynı amaçlara dönük farklı metodları benimseyen başka bir öğreti olsun,taril-l sayfaları insanlara karamsarlığı l-latırlatacaktır malesef. bu karamsarlığın sebebinin sürekli değiştiğini sandığımız, aslında yerleşik l-layata geçtiğimizden beri değişmeyen,ve bizim il-ltiyaçlarımızdan ötürü doğduğunu zannettiğimiz sistemimiz olduğunu özümseyene dek...
Sana sağlanan sıcak imkanlardan olsa gerektirki. Bilgileri öğrenip projeyi çöpe atın diyorsun. Peki çöpe atılmasını önerdiğin projeye destek veren kişilerden daha akıllı biri olduğun için mi hayır. Bştada söylediğim gibi sistem içinde sana sağlanan sıcak imkanlar nedeniyle.
Arkadaşım, sen benim hangi şartlarda yetiştiğimi veya yaşadığımı ne biliyorsun ki hakkımda yalan yanlış ithamlarda bulunuyorsun? Düşündüğün gibi birisi olsaydım veya bahsettiğin gibi bir ortamda yaşıyor olsaydım, bu ve buna benzer yazıları yazmaya zaten ihtiyaç duymazdım. Senin öncelikle kendi mantığını ve mukayese gücünü biraz geliştirmen lazım. Proje dediğin bu uyduruk masalın akılla, mantıkla veya vicdanla izah edilecek hiçbir yanı olmadığı için kanmayın diyorum böyle şeylere, hepsi bu..
serdar bey,dinler bölümü herkesin kendi kalbine ve iradesine kalmış ki kimin inancı ve sevabı daha fazla onuda allah bilir(mutlaka bir yaradan vardır),bir konuda size katılıyorum,izlenmesi gerek çünkü abd nin insanlığa neler yaptığını gösterdiği konusu,AMA bence sizin daha fazla belgesel izlemeniz gerek,mesela,dünya,evren,bulunmuş başka gezegenler kara delikler,kozmik patlamar,sizin bunlar hakkında bir bilginiz varmı?
Katılımınız ve tavsiyeniz için teşekkür ederim, ben ağaç kovuğundan çıktığım için kara delikleri, kozmik patlamaları vs. sayenizde ilk defa duyuyorum (!) :)
Benim şaşırdığım nokta; ben bahsettiğiniz türdeki belgeselleri izleyince, Yüce Yaratıcıyı daha iyi idrak edebiliyorken, bazı insanlarda durum tam tersi oluyor sanırım..
zeitgeist belgeselini herkez izlesin,izlesin de herkez görsün insanların insanlığa neler yaptığını ((dinler bölümü sizin kendi iradenizle alakalı birşeydir))serday bey cevap için teşekkür ederim.serdar bey siz benim inancımla alakalı konuşmuşsunuz,ozaman bende sizi,camiden çıkıp insan yakan,hamile kadınları süngüleyen ler sınıfın'dan biri gibi değerlendireceğim.ayrıca unutmayın ki bazen ağaçlarıda sulayıp budamak lazım,daha sağlık'lı yeşersin meyve versin diye.serdar bey,bence bilim ve din de gayet tabi bir arada yürüyebilir,sizcede artık yetmezmi insanlığa yapılan bu zulüm bu acı?dünyada okadar kaynak varken güzel yaşamak varken neden bu kavgalar,sizin benden benim sizden ne farkımız var?Benim her kesimden arkadaşım dostum var benim onlara onlarında bana saygısı var,zaten beni de ilgilendirmez,sanırım buda yaşadığım yer ve yaptığım turizim işi ile alakalı.
Serdar bey öncelikle size bu altyapıyı bize hazır hale getirdiğiniz için teşekkürler. Çünkü bu olmadan bu kadar insan burada hasb-ı hal edemez. Bu fırsat çok önemli. Konuların nasıl tartışılması gerektiğine dair bir bilginin eskilerden bu güne anlatılması da önemlidir. Çünkü tartışmacıların duruşlarını hep bir futbol kalecisine benzettim. Herkes gol yememek için müthiş bir çaba içinde. Oysa bu anlayış rahat olmamıza , sakin düşünmemize engeldir. Aksine fikir sahiplerinin hepsine en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Herkes birbirinin fikrini ciddiye alıp (aslında aciddiye alınan onun şahsıdır) cevap veriyor. İşte önemli olan da bu. Hele hele birbirimize kem söz söylemek çok yanlış. Gerek de yok. Aynı yolun yolcularıyız. Bu kardeşlik çok güzel olmalı. ER İ HAK BİLMEYEN HAK I BİLEMEZ. Ayrıca BİLEN DEMEZ DİYEN BİLMEZ. sözleri beni çok düşündürür. Rahmetli babaannemden duymuştum. Hatta bunlara Yunusun YARADILANI HOŞ GÖR YARADANDAN ÖTÜRÜ meşhur sözünü de ilave etmek gerekir. Bahsettiğiniz film veya propaganda cd si de herşeyden önce bir veya birkaç insanın emeği olmalı. Herkes doğru ve gerçeği söyleyecek diye bir kayıt olabilirmi? Kaldı ki doğru göreceli bir kavram. Herkesin benim parti , benim takım demesi yine babaannemin bir sözünü aklıma getirdi. BENLİĞE LANET OLSUN. Ne demek ben. Sen kimsin kardeşim, arkadaşım, gözüm. İnsanlar birer çiçektir. Kokuları , renkleri ve daha birçok özllikleri vardır ki hepsi de çok şirindir , muhteşemdir. Lutfen birbirimize karşı daha hoşgörülü olalım. Ne bu şiddeet , hiddet neyi paylaşamıyoruz. Önce birbirimizi anlamaya çalışalım lutfen. Her kelime , cümle bu kadar kolay mı dökülüyor dilimizden. Unutmayalım ki SÖZ AĞZIMIZDAN ÇIKANA KADAR BİZİM KONTROLÜMÜZDEDİR. ANCAK AĞZIMIZDAN ÇIKTIKTAN SONRA BİZ O SÖZÜN ESİRİYİZ.
Hepinize o güzel değerlendirmelerinizden ötürü saygılar sunuyorum. Lutfen devam edin.
ben bu belgeselin 'ateizm' propagandası yaptını düşünmüyorum sadece filimde anlatılan bizlere anlatılanın eski bir söylenti-ilahi bir kavram olmasıdır filmi izlediğiniz aşikar fakat anladığınız konusunda tereddütlerim var. Tartışılan yada anlatılmaya çalışılan şey aslında kaynak bazlı ekonominin gerekliliğidir ve sermayenin sadece birilerine daha fazla getirirken diğerlerini sömürdükçe sömürüyor. Sizin söylediğiniz şey evet bu adam haklı , doğru söylüyor fakat bu ölümlere yanlış demekten yada buna karşı bir önlem almaktan geri duruyorsunuz taktir edersiniz buda 'acizliktir'..Kişi sadece kendi projesinde dinin 'o'na göre yanlış ve duyumların güncellenmesidir diyor bu o kişinin o düşünceyi empoze etmesi anlamına gelmez gelirse zaten kişi kendisiyle çelişir.kendisi gibi değil isteyenin istediği gibi düşünmesi gereken size göre 'ütopik' düşünceler için bence zhinsel yada fiziksel destek görmelidir ki Afrika'da kimse aclıktan ölmesin yada Başka bir ülkede kişiler israf deryasında boğulmasın zannımca buna yanlış diyemezsiniz.Din kısmı ise bence bireysel olup kişi inandığı kutsala istediği gibi inanmalı Venüs Projesi tarihi gerçeklerle inanç sistemlerini açıklamaya çalışan bir sistem değil bence sadece dinin sermaye tarafından kullanılarak kendi yanına çekilip kurumsallaştırılmıştır diyor.. K.Marx ın söylediği gibi köylü devriminde din önemlidir aksi taktirde din bir afyondur diyor. burada dinle alıp veremediği yoktur sadece dinin kullanıldığını söylüyor aslında teşekkürler...
sayın kocaoğlu, görüyorum ki çeşitli konularda kesin bir hükme varma konusunda oldukça deneyimlisiniz, fakat size tavsiyem bunu yaparken niyetinizi açıkça belli etmemenizdir, herhangi bir tahlile ve yorumlamaya geçmeden önce "öncelikle bu film ateizm propagandası üzerine kuruludur" diyerek yazınızın kalan kısmını çöpe atıyorsunuz, ve bunu yaparak esasında siz, insani bir sığlık örneği vererek yazınızı düşünmeyi bilmeyen, okumayı, yazmayı sevmeyen kitleleri hedef alarak yazdığınızı açık ediyorsunuz
Serdar Kocaoglu ''Gerçek bir ideoloji veya sistem bütün ümidini gelecekte olması beklenen teknolojik gelişmelere bağlamaz, mevcut imkanlarla en iyisini sunmaya çalışır'' Serdar bey bu yazı size ait bu nasıl bir ikilemdir anlamıyorum açıklarsanız sevinirim belki bende sayenizde bilmediğim veya görmediğim bir pencereye sahip olurum. yazınız da belirttiğiniz söylemi inanarak yazdıysanız şu an ve geçmişte içinde yaşanılan sistemde mevcut imkanların nasıl boşu boşuna kullanıldığını ve harcandığını ap açık görürdünüz mevcut sistemlerde ve geçmiş sistemlerde insanların nasıl bilgiden mahrum bırakılarak sisteme körü körüne inandırılmışlardır. zeitgest gelecekte olması planlanan bir olgudan bahsetmiyor bunu mevcut imkanlarla nasıl geliştirilip insanların özgürlüğü ve yaşam kalitesini artırmak icin kullanılacağından bahsediyor.Çalışmak evet güzel bir eylemdir şu an ki sistemde önce bir başkası için sonra kurumlar için, Kendiniz için ve aileniz için çalışırsınız. bu sistem şu an iyi ihtimallle dünyanın 4/1 ne bile hitap etmiyor geriye kalan kısım sadece eziliyor bugun dünyada o kadar cok haksızlık ve adeletsizlik var ki bunu insanlara sorduğunuzda büyük çoğunluk kabul eder ama çözüm olduğana inandırılmazlar cünkü aynı zamanda bu sisteme göbeklerinin baglı olduğunu düşünüp gerçekleri söylemekten çekinirler cunku iplerin hep başkalarının elinde olduğuna inandırılmışız kendi doğrularımızı söylemek paylaşmak bile korkutuyor bizleri cünkü bu korkaklığa inandırılmışız insanlık gercek gücünü ve onu kullanma yeteğini bir gün mutlaka elde edecektir. bu sadece bir zaman meselesidir.gerçekleri kendine itiraf etmeyi başardığında ve bunları kabul ettiğinde zaman gelmiş olacaktır. Bizler kukla değiliz kendi kendimizi yönetebiliriz.konuyu çok dağıttığım içim özür dilerim sadece bir düşünce demeti olarak görmenizi rica ederim.
saygılar.
zeitgeisti önemseyenler, okuma yazma sevmeyenler demıssınız. bunda kesınlıkle yanılıyorsunuz. zeitgeist i en cok onemseyenler solcu kıtleler ve solcu kıtlelerın en cok okuyan dusunen ve sorgulayan bıreylerden olustugunu hepımız bılıyoruz. yanı sızın egıtım sıstemlerınde ıstedıgınız, dusunmeyen sorgulamayan, hayat felsefesı olmayan, gerektıgı yerde muhafazakar gerektıgı yerde fasıst gerektıgınde modacı gerektıgınde batı dusmanı profılını cızen beyınlerden cok farklı bır kıtle olan zeitgeist kıtlesını yanlıs tanımlamıssınız. ayrıca sırf dini nedenlerden dolayı mukkemmel goruslerın sokaga atıldıgı bır topluma gore dusuncelerınızı gayet normal buluyorum. ama emınım tanrının ıstedıgı gıbı bı toplum, sızın ongordugunuz ve olusturdugunuz bu toplumdan, zeitgeistin olusturmak ıstedıgı topluma daha yakındır. tabı bu tanrıyı ne olarak algıladıgımıza baglı
"Çünkü bu tarz fikirler insanın tabiatına aykırıdır, teoride süslenerek insanlara anlatılır, beyinler yıkanır ama pratikte hiçbir zaman gerçekleşmez."
Bu bir beyin yıkama kampanyası değildir.Eğerki öyle olsaydı arkasına en az bir dini öğretiye inanan kadar projeye inanan katması gerekirdi keza beyin yıkama işini dini öğretileri pazarlayanlar ve dağıtanlardan daha iyi becerebilen bir oluşum dünyaya henüz gelmemiştir...
Serdar Kocaoğlu kimsin nesin neyin nesisin bilmiyorum ama yukardaki yazını okuduktan sonra dünya görüşünü belirli kalıplar içinde şekillendirdiğini anlayabiliyorum. Yani ufkun pek geniş değil. sokakta gördüğümüz sıradan bir insandan daha zeki değilsin muhtemelen.
Senin gözünün önüne dünyalar serilse bile sen ancak kendi dünyan kadarını algılayabilirsin.
Kusura bakma ama yetersizsiz,
İnsanlardan bir insanım. Darısı başına..
Banu AVAR hanımefendinin tüm belgesellerini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim arkadaşlar . Bu ailelerin Dünya ve Türkiye üzerindeki planlarını çok geniş bir şekilde işliyor.
Bu belgesel; Hegel + Nietzsche + Marx + Darwin Muhteşem 4lünün 21.yyda kremalı takdimidir.
kremalı pie :) evet haklı olabilirsin bu yüzyıla uyarlanmış komunizm de denebilir..
harika bi belgesel anlaya bilmek içi belli bir birikime sahip olmak gerek tv karşısına geçip beyin yıkatıyosunuz bu yararlı filmi niye izlemiyorsunuz ?
Filmi 1 saat kadar izledim, propaganda kısımlarında sıkıldım ve atladım. Tavsiye ederim izleyin istediğiniz kadarını ama izledikten sonra bi iki arama yapın webde.
Filmden sonra Serdar Kocaoğlu'nun yazısına rastladım okudum, yazıyı sığ ve sade [sığ olumsuz bir eleştiri olarak görebilirsiniz ama sade olması tamamen tarafımdan olumlu olarak yazıldı] , yorumlarıda gayet ateşli buldum.
Ben müslümanım dinimi seviyorum, hayatımda en sevdiğim kardeşim dediğim insanlardan biri ateist diğeri başka dinden. Şurda elinizde olsa birbirinizi katledeceksiniz, daha iyi mutlu ve özgür bir yaşam uğruna. Buda ayretten inanılmaz ironik.
Hertürlü dine, düşünceye saygımız vardır. Herkezin kanımca yapması gereken şey, daha çok okumak daha çok araştırmak ve daha çok okumak ve daha çok araştırmaktır. Cahil dostu, ilim sahibi düşmana tercih ederim.
Bir yorum varki tüm yazılar içinde çok dikkatimi çekti. "Şems" adı altında yorumu yazan kişiyi gönülden tebrik ediyorum. Yorumu okumayanlara tavsiye ederim. Bunca karşılıklı yazışma arasındanda kimsenin bu satırlara yönelik yazmamasına da şaşırdım.
Burada film yada yorumlar ile ilgili düşüncelerimi yazmayacağım. Yazılanlardan konu ile ilgili çok az da olsa bilgi sahibi oldum. Asıl olarak merak ettiğim şey ise, bu kurumun kimler tarafından kurulduğu destekçilerinin kimler olduğudur. İnsanların çıkmaza girdikleri yerlerde bunu farkeden "bazı" kesimler toplumun kontrolünü kaybetmemek için bu tarz eğilimler ile toplumlu hizada tutmaya çalışıyorlar. Bu tarz uluslararası kuruluşlara örnek çoktur. Ancak böyle bir bilgiyide googledan iki dakikada bulamıyorsunuz tabiki.
neden daha iyi bir yaşam varken elimizin tersiyle itip illa da cılkı çıkmış bir yaşamı istiyoruz. bence yeniliklere bu kadar kapalı olmamalıyız, vizyonumuz geniş olmalı. venüs projesinin olduğu bir dünyada yaşadığınızı hayale edin. eğer 1 saat orda yaşasaydık, bu dünyaya ancak cesetimizin gelmesine izin verirdik.
Yazılan yorumların hepsi gerçekten çok güzel fikirler içeriyor, bir gözlemci olarak herkesin görüşüne saygı duymak gerektiğine inanıyorum ancak arkadaşlar artık bazı durumların gerçekleşme zamanı gelmiştir; zaten bu karşıt her iki tarafın da öğretilerinde ister dogmatik olsun, ister analitik... her iki tarafa da din dahil olmak üzere her şekilde tebliğ edilmiştir. insanlara düşen bunları keşfetmektir ve diğerleri ile paylaşmaktır. şahsen ben bu konuda çok şanslı bir bireyim; aile büyüklerim eski zamanlarda Mısır ve Yemen üzerinden buralara kadar göç etmişler ve istanbul'a yerleşmişlerdir, doğuştan psişik yanı kuvvetli, hayatını ezoterizme adamış ve aileden gelen etkenler nedeniyle daha yüksek bir farkındalık seviyesinde olan, hatta bununla da yetinmeyip kendisini daha da fazla inisiye eden bir indigo olarak ki kimse yanlış anlamasın burada reklam yapmaya çalışmıyorum, bu bir üstünlük meselesi falan değildir, sadece bir süreçtir ve herkes zamanla bu değişimi yaşayacaktır... kısaca söylemek istediğim; aşağı-yukarı bu yorumlardaki herkesin savunduğu fikirler doğrudur, bu bir sentezdir aslında, hayatın armonisidir, benim yazdıklarımı da herkes istediği gibi eleştirebilir ve saygı duyarım, kendimdeki hata ve eksiklikleri hesaplamaya çalışırım, ama kimse şunu da unutmasın; aranızda çok farklı fıtrata, karaktere sahip insanların yaşadığını da bilin, ütopya diyorsunuz, gerçekte ütopya nedir, bildiğinizi ve yaşadığınızı sandığınız gerçek, aslında gerçek midir, hepsi sadece bir nefestir ama anlayana... "future by design" geçmişe duyulan bir özlemdir, şu an bildiğimizden çok, çok eski bir geçmişe... bu Atlantis'i yeniden inşa etme ve insanı gereksiz bir yaşam biçiminden kurtararak esas ilgilenmesi gereken konulara yönlendirmekle ilgilidir; evrim... şu an ki sistem önümüzü tıkamaktadır ve galaktik bir dominasyon söz konusudur, bizler bu kadar basit varlıklar değiliz ve varoluş amacımız da bu değildir, öyle veya böyle, bunlar sadece bir süreçtir... bu karanlıkla aydınlığın mücadelesi gibidir, iki tarafında locaları, neferleri en başlangıcından beri mücadele halindedirler ve ellerindeki her kaynağı kullanırlar, gerek medya, gerek film sektörü... her şey bu etkileşime açıktır ve bir tür mesaj iletir, kişiler de algıları ve yapıları doğrultusunda seçimleri yaparlar, bu yüzden kimse fikirleri ve seçimlerinden dolayı başkalarını kınamasın derim... herkes, kendi seçiminden sorumludur, kişisel görüşüm; bu film veya benzerleri... hiç farketmez, bizim bir hedefimiz var ve varmamız gereken uzun bir yol, insanoğlu bunu kolaylaştırmak için her yolu deneyecektir, bunun hızlanması da şu an ki formlarımız dışında daha yüksek bir varoluş seviyesine ulaşmamız ile mümkündür, bu zaman-süreç-sebep-nedensellik içeren bir durumdur ve en önemlisi de yapılan seçimler ve kişilerin niyetleridir, ilahi hiyerarşiye uyum sağladığı sürece her varlığın önü açıktır, o yüzden filmi fazla eleştirmenin bir anlamı yok, verilmek istenen mesajın kısaca özü budur... isteyen, istediği gibi hareket eder ve seçimlerini yapar, karşılığını da ona göre alır... herkese sevgi ve saygılar "Atlantis will rise again."
Genel olarak bu belgesel ile ilgili bazı yorumların özellikle din ekseni etrafında toplanması gayet sıradan, nedeni ise bütün dinler teorik olarak iyiliği ve eşitliği savunuyor olmalarına rağmen (İslamda sadaka, fitre, zekat verilmesi gibi )özünde kimsenin eşit olmayacağı gibi bir paradoksuda içinde barındırıyor. Yani eşit yaratıldığı ve özü itibariyle aynı olan varlıkların arasındaki bu eşitsizliğin ucu bu yaratılışın ilk aşamasında dahi bu eşitliğin sağlanamadığı veya sağlanmak istenmediği sonucunu ortaya çıkarmıyormu? Doğadaki tüm varlıklar arasındaki en muhteşem tasarım olduğu varsayılan insanın böylesi bir açmazı din ve paradan başka hangi büyük etkiden meydana gelmektedir. Din ve modern dünya sistemleri olduğu iddia edilen günümüz dünyası, insan istek ve ihtiyaçlarını hangi aşamada karşılamaktadır. Ve hangi sistem insan mutluluğunu hedef almaktadır. Din teoride ilahi olmasına rağmen eşitliği ve mutluluğu tüm detaylarıyla sağlayabilmişmidir. Bunun cevabı kesin olarak hayırdır, sanırım örnekler vermem gerekmez:)). Bu tarz düşüncelerin temelinde tıpkı orta çağlardan başlayarak süre gelen bilimi ve insanın mutluluk isteğini veya anlamını sorgulayıp bunun nasıl mükemmeleşeceği isteğinin engellenmesi düşüncesidir. Yani yeniyese korkulacak birşeydir. Bakınız galileo, darwin, einstein bu filozofların düşüncelerinin ilk ve ileriki aşamalarda tehdit olarak algılanmasıdır. Nedeni ise açıktır din. Doğası gereği savunmasında bu tarz düşünceleri engellemek üzerine bina edilmiştir. Yani inanç bir savunma kalkanı gibi kullanırsa yapılan tüm önermeler şiddetle reddedilir. Ancak düşünceniz özgür olduğunda bu önermeler anlamlı hale gelir. Bütün düşüncelerin merkezine dini koyup dünyayı varlığı ve görece mükemmeliği bununla tanımlamak isterseniz varacağınız sonuç doğal olarak günümüz dünyasını yaratmaktan öteye gitmez. Her ilkel sistem bir sonrakinin doğum sancısı olmaktan öteye gitmemiştir.Herşeyden öte şuanki dünya ilk çağlardan bakıldığında bir ütopya değildir de nedir. Çatışmaların nedeni tamda budur. İşte bu belgeseldede anlatılmak istenen budur, önyargısız bakıldığında sanırım bu gerçek daha iyi anlaşılacaktır. Yani görece 10-20 yıl sonra hayatımızda dahice iş yapan, üreten hatta kendini dahi üretebilen zeki robotların olmayacağını kim söyleyebilir. Veya kabaca uçabilen araçların bunların reddedilmesi mümkünmüdür. Kesinlikle hayır, işte söylenmek istenen tamda budur. Yani venüs projesinde bahsedilen anlatılmak istenin özüne bakmak gereklidir. Eksiklikleri yanlışlıkları açmazları, mümkünmüdür evet ama olabilirliğide bir o kadar, hatta daha fazla mümkündür, bunu düşünmek bile heyecan vericidir, olup olmamasından ziyade. Tıpkı einstein gibi derdi sadece kabaca ışığa binmek:)) olan bir "memurun" ve o hızda seyahat etmek isteyen bir romantiğin vardığı sonuç ortadadır E=MC2. Bununla evrenimizi tanıdığımız ve varlığımızı anladığımız eksikte olsa ortadadır. Yani bilim meraktır, araştırmaktır, anlamaktır, düşünmektir ve en önemlisi bilmektir. Burada söylenmek istenende budur. Daha iyi bir yaşam ve bunun teoridede olsa böyle bir sistemin varlığı olabilirmi olamazmı, bu bir düşüncedir, daha öncede yazdığım üzere eksikleri olabilir, fakat size bunu düşündürebiliyormu cevap evet. Geliştirilebirmi evet, eksikleri giderilebilirmi evet.Ve günümüzde ütopya diye algılanan bu düşünce 100-200(iyi niyetle yazılmıştır:))) yıl sonra gerçekleşebilirmi evet. Belgeseldeki vurgu özelikle nereye yapılıyor İNTERNETE demmeki değişim başlamış durumda matematiksel olarak göremesek dahi. Herkese saygılar.
İslam'da herkesin eşit şartlarda yaşaması gerektiği gibi bir söylem yoktur ama tabiki adaletin tesis edilmesi vardır. Adalet; herkesin eşit olması, aynı parayı kazanması veya aynı tip evlerde oturması değildir, çalışmasının karşılığını almasıdır, haksızlık yapılmamasıdır.
Hayatın asıl amacı Allah'ın rızasını yani hoşnutluğunu kazanmaktır. Bu noktada fırsatlar eşittir. Allah katında, çok fakir birisinin yemeğini başka bir fakirle paylaşması, çok zengin birisinin 100 kişiye yapacağı yardımdan daha değerli olabilir. Zenginden de fakirden de imkanı ölçüsünde kulluk beklenir. Kimseye kaldıramayacağı yük yüklenmez. İslamda niyetler amellerden hayırlıdır, aslolan imandır ve insan imanının derecesi ölçüsünde Allah'a yakın olur.
Ortada bahsettiğiniz gibi bir açmaz yoktur, sadece nefsine yenik düşen insanlar vardır..
Asıl meselede buradadır, Dinlerimizi, inançlarımızı, doğacağımız yeri, ırkımızı adımızı dahi seçemiyoruz. Bu kadar alternatifsizliğin içinde doğal olarak taraflı bir akıl ve koşullanma ile özgür düşenemezsiniz. İçinde bulunduğunuz çevre sizi doğal olarak şekillendirir. Örneğin bizler farklı çevrede ve coğrafyada dünyaya gelmiş olsaydık, diyelimki çinde yaratıcı ve islamla ilgili bu tespitlerinizin hiçbir anlamı olmayacaktır. Bunu budanın suçu olmadığını söylemekten öteye gitmeyecektir önermeleriniz. Demekki yaratılış mantığında insanlar adaleti sağlamak durumundadır gibi daha çelişkili bir kuram ortaya çıkmaktadır. Pratikte adaleti ben sağlayacaksam ilahi bir güce ihtiyacım olmamalıdır. Ötesi isteklerini(dualar) kağıda yazıp bir şişenin içine koyup denize atmaktan başka bir işe yaramaz. Ki buradaki olasılık daha gerçekçidir. Ayrıca dahada vahim olanı ilahi gücün sağlayamadığı bu adaleti kendi yarattığı bir varlık nasıl sağlayacaktır. Zekat, fitre, vererek değil, "neden komşum aç" bunun nedenini sorgulayarak. Bunun için düşünce üreterek, sınayarak ve pratiğe geçirerek çabalamaktır. Hangi dinden inançtan olursak olalım buradaki asıl açmaz dinlerinde bu düzenlerin içinde faal olarak yer almalarıdır. Ve bizleride bu düşüncelerinin içinde taraf haline getirmeleridir. Bu büyük ekonomik yapının nelere kadir olduğunu söylemek sanırım haksızlık olmaz. Yani kliselerin kişileri nasıl sömürerek vergiler toplayarak bu düzenin sürmesinin temel direklerinden biri haline geldiğini görmek gerek. Bu diğer dinler içinde aynıdır. Ülkemizdede dolaylı dolaysız vergilerle diyanetin beslenmesi gibi. Bu kaynaklar daha verimli alanlara aktarılamazmı.Sanal olan devlete gerçek olarak ödediğmiz bedeller. Şuan pratikte tüm ülkelerde ödenen vergilerle neler satınalmış oluyorsunuz.
1-Eğitim
2-Sağlık
3-Hukuk
4-Güvenlik
5-Dini ritüellerin yapıldığı mabedler vs.
Peki bunların hangisini bu sistem bizim ülkemizde ve diğer ülkelerde tam anlamıyla istenen şartlarda sağlamış oluyor. Cevap hiç birini, bunlara örnekler verirsem blogda yer kalmaz sanırım, dolayısıyla daha verimli kullanmam gerek. Görüldüğü üzere bu kaynaklar bu yapıların içinde varolan egemenler tarafından sömürülüp posası halka dağıtılmaktadır. Ve bunun adınada nefsine hakim olacaksın, tamahkar olacaksın,şükredeceksin, kaderine razı olacaksın gibi çaresiz söylemler ortaya çıkacaktır. Bunlar zihinlermize kazılmış ilizyondan başka birşey değildir. Nefsine hakim olmayı çöpten beslenen, aç, susuz kalan insanlar önünde dile getirmemenizi tavsiye ederim. Özetle irademiz dışında bizlere ezberletilen düşüncelerin tamamından sıyrılmak gereklidir. Ancak o zaman söylediklerimiz gerçek düşünceler haline gelmektedir. Ötesi tekrardan ibarettir.
"YA ÇARE SİZSİNİZ, YA ÇARESİZSİNİZ"
Saygılar...
Hz. İsa'nın varlığı Kur'an-ı Kerim de geçtiği için kesinlikle inkar edilemez ama öbür yandan projeye kesinlikle destek verme gibi bi şansım olursa sonuna kadar veririm
Bir grup insan toplumdaki insanlara öğretilenden farklı bir şeyler anlattığı zaman nedense hep yanlış olarak yorumlanır. Bu üzerimizden atamadığımız koyun psikolojisinden kaynaklı sanırım. Yaşadığınız toplumun ne kadar sömürüye dayalı bir düzende kurulduğunu görmezden gelerek bunu bir şekilde sizlere anlatmaya çalışan insanları basite alacağınıza, onların söylediklerinin öyle olmadıklarını savunacak bir kaç kelime yazabilirdiniz. Bir belgesel/film tarzındaki videoyu izleyip yorum yapmak herkesin yapabileceği bir şeydir evet. Ama yorumu yapacak herkesin aynı düşünce yapısına sahip olmadığını unutarak kendi düşüncenizin doğru olduğunu savunmak biraz saflıktır. Bu arada yorum yapan bazı arkadaşların din kitaplarında yazılan şeyleri tartışılmayacak şeyler olarak kabul etmesini de anlamsız buluyorum. Bahsi geçen video buna zaten güzel bir cevap veriyor ama yine de tekrarlayayım "Dinler insanları bir bütün olarak kontrol etmeyi sağlayan en basit olgudur." "Birey hangi toplumda büyür eğitimini alırsa o toplumun yaşantısını doğru kabul eder ve onu vazgeçilmez sayar" tabi ki bu yanlıştır. Din konusundan bahseden arkadaşlara seslenmek isterim sizlerde bilirsiniz ki Hz.İbrahim bulunduğu toplumun değerlerini kabullenmeyerek kendince bir doğrunun peşinden koşmuştur.
Serdar Bey merhaba sizin yazınızı okuduktan sonra gerçekten yok yani bu kadar da olmaz dedim. Fikirlerinize her nekadar katılmasam da zorunlu saygı duyuyorum bir şeylerin var olup olamayacağı konusunda size bir şey söylemek istiyorum hiç bir şey denenmeden sonuçları anlaşılamaz (belki kestirilebilir ama kesin sonuç veremezsiniz) ki özellikle bu koskaca yaşam sistemi olunca sizin böyle nasıl "yok arkadaş böyle şey olmaz" tavrınızı anlayamamaktayım ayrıca bu belgesellerdeki sizin tek sevdiğiniz olay amerikan komplolarını göstermesi ki bu da zaten her türk gencinin hoşuna gider ne de olsa öyle bir toplumuz ki bize göre bütün dünya kötü bir tek türkler sütten ak çıkmış kaşıktır. (birde yanlışlıkla bizim için azcık kötü bir şey deseydi neler derdiniz bilemiyorum)ayrıca evet dünyanın bütün sorunu paradır bütün sorunu eğitimsizliktir.
Bütün sayfayı usanmadan okudum, her yorumda az ya da çok katıldıgım şeyler var ama kimi arkadaşlar olayı çok başka tarafından anlamış kimisi farkında degil kimisi de farkında ama anlamamakta ısrar ediyor.Bazıları sırf önyargı ile bilmeden yazmış kimisi de çok mürekkep yalamış belli zaten yorumundan da belli olan kişiler.Bu belgeselin bize ögretmesi gereken birşey varsa o da birkaç arkadaşın dedigi gibi tabularımızı yıkmak bize gösterilen şeyleri tekrar düşünüp degerlendirmek arkasındakileri aramak,sebebini sormaktır.
arkadaşlar sanırım hepimiz sayfada yazılanları usanmadan ve sindirerek okuduk..
fakat ben olaya farklı bir boyuttan bakmak istiyorum..
bahsi geçen proje mevcut sistemin kendi evrim sürecini başlatmak amacıyla oluşturduğu yeni bir sömürü düzeni olmayacağını ne kadar iddia edebiliriz..
madem komplo teorileri referans olarak kabul görebiliyor. Buyurun öyleyse; bu yeni hareket neden dünyayı para ve dini araç yaparak sömüren kişi ve ya kişilerin oluşturduğu bir evrim sürecinin başlangıcı olmasın. Zaten oluşmuş kültürel yapılarda insan gelişimi sürdükçe deformasyon kaçınılmazdır bu deformasyon sonucunda oluşacak kaos yerine (evet bende karşıyım ama senden önce buradaydım deme lüksüne sahip olabilmek için) kaosu planlayıp oluşacak hasarı yönlendirmek buna karar vermek ve sürecin oluşumunu destekleyerek yeni bir dünyayı yeniden ama sana karşı olanların senden tarafa olduğu hemde eskisnden daha hevesli olarak senden tarafa oldukları bir sistemi oluşturacaklar.. kusura bakmayın yarm bırakmak zorundayım müşteri geldi para kazanmam lazım :)
Bugün "dns" ne demek ola ki diye gugıla yazdım ve karşıma çıkanlar içinden şans eseri bu linke tıkladım. İlgilendiğim konuyu anladıktan sonra sitenin sağına soluna göz atarken geldim bu konuya takıldım kaldımmm. İyi ki de takıldım diyorum çünkü hem ana yazıyı hem de yorumların tümünü okudum ve hayran kaldım. Olumulu, olumsuz, sığ ya da derin tüm yorumları yayınladığını düşündüğüm Serdar Bey'i demokratik tavrından dolayı kutlarım. Belgeselleri izledikten sonra sohbete ben de katılmak isterim. Aman okumayı düşünmeyi yazmayı bırakmayın dostlar... sevgiler,saygılar...
Belgeseli seyrettim ve çok beğendim. Aslında Marks'ın söylemek istediklerini özetlemiş görsel bir şölen. Sen çok yaşa iletişim dünyası :)) Şaka bir yana hakkını teslim etmek gerek emek emek, ciddiyetle hazırlanmış ve çok sarsıcı bilgiler veriyor. Bunlar öyle bilgiler ki; öğrenildikten sonra insanın yaşamını eskisi gibi sürdüremeyeceği tarzdan. Amerikan halkının ya da başka bir halkın -yönetilenlerin- neden sokağa çıkmadığını anlamak mümkün değilmiş gibi dursa da belgeselde ayrıntılarıyla açıklanmış bu şaşılası pasiflik. Ve kapitalist sistemin toplumları manipüle etmekte kullandığı unsurlar bir bütünlük içinde sunulmuş. Özellikle ekonomi konusundaki bilgilerden çok faydalandım kendi adıma . Beynimdeki yap-boz un önemli bir bölümü tamamlandı.
Bu belgeseli iki aşamada konuşmak daha doğru olur bence. Günümüz dünyasına dair saptamalar ve bu saptamalar ışığında şekillenen alternatif yaşam ütopyaları. (ütopya kelimesi aslında olumlu bir anlam barındırır, alternatifdir, tartışarak geliştirilmeye açık olanın ifadesidir.) Bir de bilge kişilerden alıntılanmış özlü sözler ve J.Krishnamurti'nin video kaydındaki konuşması var ki şapka çıkartmak gerek.
Ütopya-Venüs Projesi konusuna girmek için yeterli bilgim yok. Daha ileri günlerde hareketin sitesine girip forumlara katılmayı, bilgilenmeyi planlıyorum. Bu arada yeri gelmişken herhangi bir konu hakkında olduğu gibi bu konuda da "seyretmedim ama" "bilmiyorum ama" diye başlayan yorumların hemen hepsinin olumsuz eleştiri içerdiğine de dikkatinizi çekmek isterim. Bunu yapmamaya çalışalım lütfen.
Neyse, biz gelelim belgeseldeki saptamalara. Din konusu dışında tüm söylenenlerin gerçekliği ve doğruluğu kabul edilmiş durumda anladığım kadarıyla. Ben de bu konuda yazmak istiyorum. Din-inanç konusu çok hassas olduğu için konuyu mümkün olduğunca geniş planda "inanç" gereksinimi üstüne tartışmak daha doğru galiba. Farklı düşünebiliriz ve bunu sindirmeliyiz.
Bu ortamda buluştuğumuza göre hepimizin "antenleri" açık demektir.. Okuyoruz, yazıyoruz, paylaşıyoruz. Aramızdaki farklılıkları yaratan ise antenlerimizin yönü, kaç zamandır data biriktirdiğimiz ve en önemlisi de depomuzdaki dataları kullanma yöntemlerimizdir. Demem o ki, sohbeti bireyselleştirmeden felsefe boyutuna taşıyabilirsek çok mutlu olurum.
Belgeselin, din ve diğer konular üstünden giderek yaptığı yoruma göre "günümüz dünyası" kapitalizmin varlığını sürdürebilmesi için ne gerekiyorsa yaptığı bir yer ve tarih dilimi olarak tanımlanmış ve bunu yaparken de insanlıktan ne denli uzaklaşabildiği anlatılmış. Gerçekten de yalan, dolan, entrika, cinayet, zulüm ve onlarcası gibi iğrenç kavramların şekillendirdiği bir dünyada yaşıyoruz.
Tamam, kapitalizm ağızlarımıza demokrasi, insan hakları vd. ballarını çalıp oyalarken, sıraya girmiş olan sosyalizm, komünizm, faşizm, radikal din, venüs projesi ve diğerleri ya da henüz doğmamış bir sistem... hepsi de kapitalizmin yanlışlıklarını değişik boyutlarda da olsa deşifre ediyor ve insanların daha mutlu olacağı bir düzeni ben kurabilirim iddasında. Peki, daha güzel bir dünya kurabilir miyiz?
Neden olmasın? Hangi sistem insana ve doğasına dair en gerçekçi parametreleri kullanırsa o sistemin başarı şansı da en yüksek olur diyebiliriz herhalde. Nedir bu parametreler? Belgesel anlatmış işte. Bilgi diyor, "gerçeğin bilgisi" diyor ona ulaşmamızı salık veriyor. Bu arada yanlış anlaşılmasın bunları söylerken venüs hareketini savunmuyorum. Yukarıda saydığım tüm sistemler üç aşağı beş yukarı aynı söylemi dile getiriyorlar. Parametre bilgidir. Sistem ne kadar çok bilgiyi harmanlarsa sonuç o denli sofistike olur.
Homo erektus korktu güneşi tanrı yaptı ama modern din tanrıdan imparatorluklar kurdu. Hangisi daha çok biliyordu? Bazıları yağmur duası yapar, bazılarıysa yağmur bombası. Bilgi böyle birşey işte. Kapitalizme en önemli uyarıyı gezegenimiz yapıyor ama biz insanoğlu onun dilini anlamamakta diretiyoruz. Ekolojik problem nedir? Gezegenimiz "bu iş böyle gitmez" diyor. En çok bilgi toprak anada, gök kubbede olduğu için en sofistike uyarıyı onlar yapıyor aslında.
Belgeselde vurgulanan din-inanç konusu "inanan" katılımcılar tarafından "ateizm propagandası" olarak algılanmış. Ben kısaca "ateizm" in propagandasının yapılamayacağını söylemek istiyorum. Çünkü ateizm bir sonuçtur. Bireysel bir duruştur. Bilgiyi sindirerek ateist olmuş bir şahsın bunun propagandasını yapmaya gereksinimi yoktur, olamaz. Çünkü,"ateistim diyebilmek" kendini psikolojik olarak da tamamladığının göstergesidir.
Ateist olma süreci otomatiktir ayrıca, bilgi birikir ve sen kaçamazsın ateizmden. Bilginin karşısında sadece insanoğlunun varoluş korkusu durmaktadır. Kişinin yüreği iyi yoğrulursa onu da aşar ve "olur"..... diyelimmm ve bitirelim yazıyı..
"Ateizm" üstüne daha ayrıntılı bir yazı hazırlayabilirim ve böylece din-inanç konusu hakkında sohbet etmiş oluruz, eğer sizin için de uygunsa?
Yanlız izninizle belgeseldeki şu iki sözü yazayım da söyleyenlere saygımı sunmuş olayım..
"Bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz."
"Benim ülkem dünya ve dinim de iyi olanı yapmaktır."
Sevgiler, saygılar...
Serdar bey; Şimdi size buyurun ailenizi de alın Taylant daki kurmuş olduğumuz sistemde yaşayın tüm ihtiyaçlarınız sistem tarafından giderilecek gelecekle ilgili hiç bir kaygınız olmayacak ve çocuklarınız en iyi şartlarda eğitilecek ve meslek sahibi olacakları garantisi verilse ne düşünürdünüz ?
Pek de iyi düşünmezdim çünkü bu hiç gerçekçi değil, üstelik böyle içinde mücadele olmayan bir hayat bana doğru bir hayat gibi görünmüyor. Tüm ihtiyaçlar sistem tarafından sağlanıyorsa çocukların eğitim almasına ve iş bulmasına ne gerek var? İlle de bir hayal kuracaksanız herkesin çalıştığı ve çalışmasının karşılığını aldığı huzur ve barış dolu, adil bir dünya hayal edin..
malprac, öncelikle yorumlarınız için teşekkürler. ateizm hakkındaki yazı öneriniz, benim bu konu hakkındaki duruşumdan anlaşılacağı gibi pek tasvip edeceğim bir şey değil. zaten yorumunuzda bireysel duruşunuzu belli etmişsiniz, bu yüzden dediğiniz gibi propagandasını yapmaya gereksinim duymamalısınız..
Ben teşekkür ederim Serdar Bey. Belirttiğim gibi sohbet amacıyla buradaydım. Sohbetin sınırını çizmek elbetteki hakkınız. Uğradım ve bir çayınızı içtim, ziyade olsun:)
Belgesel bu güne kadar bize dini, sosyal, siyasal ve ekonomik konularda kanitlara dayali gercektende inanilmasi güc ama gercekligi ASIKAR bilgiler veriyor.
Bu bilgilerin bu güne kadar bize empoze edilen bilgilerden tamamen ZIT olmasi bize basta sasirtici sacma bazilarina göre komik gelebilir!
Bunun asikar nedeniyse sahip oldugumuz ezberci ve insanlari DÜSÜNMEMEYE ZORLAYAN egitim sisteminin beynimize dayatilmis olmasi..
Bugün neredeyse tüm savaslarin ve isgallerin sebebi petroldür! Bunu kimse inkar edemez. Inkar edilemeyecek olan bir sey daha varsa INSANLARIN PETROLE IHTIYACININ OLMAMASIDIR!!!Petrole ihtiyacimiz yok ama petrol yüzünden son 10 yilda milyonlarca insan öldü!
Temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarinin gücü dünyamizi binlerce yil idare edecek kadar COKTUR!! Sorun sudurki PETROLE SAHIP OLANLAR PETROLE IHTIYACIMIZ OLDUGUNU BIZE DAYATMISLARDIR ve simdi siz bunu düsünemiyorsunuz bu bilgiyi inkar edemiyorsunuz, ve yorumlari okuduguma göre bazilariniza komik geliyormus. Bu komik falan degil BU GERCEK!
Tubitak bile 2004 yilinda %100 elektrikle calisan araba üretti! Ve öglen saatlerinde 1 saatlik günes enerjisinden faydalanirsak TAM BIR YIL BOYUNCA TÜM DÜNYANIN ELEKTRIK IHTIYACI KARSILANIR! Bunlar ne saka NEDE UYDURMA! Bilim Insanlarinin ispatladiklari veriler!
Tanri, Din, para, sefalet, cehalet ve bunlar gibi insanlari koyun psikolojiyle yasamaya zorlayan HER AMA HERSEYDEN kurtulmaliyiz!
Bunu anlayabilecek olanlarin katilabilecegi bir hareket bu!
Bugüne kadar hicbir dinin kitabini okumamamis, sadece kulaktan dolma ve dayatilmis bilgilerle tartismak cahil insanlarin isidir!
Bundan sonraki yorumlarda eline kitap almamis insanlarin sacma yorumlarini görmeye devam etmemek dilegiyle..
Arkadaşlar,dikkat ederseniz amerika yakında çöküşle gelen bir faşizm hareketi dünyada yaşayacak ve yaşatacaktır.Burada dikkat edilecek konu,iran kesin olarak hedefinde zira ekonomik tetikçiler ve çakallar istediklerini yapamadı...Ve önemli konu biz hedeftemiyiz.Hedefte değilmiyiz....????
Değerli Dostlar,naçizane bir kaç küçük önerim olacak..
01-Fikir üretebilmek ve/veya fikirleri yorumlayabilmek bilgi sahibi olmayı gerektirir.Buna hepiniz katılırsınız doğal olarak.
Bu nedenle antropolojiden başlayarak ekonomi politiğe(ekonomi politik:D) değin yoğun bir ön bilgilenme süreci geçirmek zorundayızdır.Önsezilerimiz veya sağ/sol duyularımızla bilimsel ve akılcı sonuçlara varabilmemiz kolay değildir.Emeksiz bilgi olmaz dostlarım..
02-Venüs projesini savunan arkadaşlarım son tahlilde teker teker iyi niyetli,insancıl bireyler eminim.Ama iyi niyetle ve şefkatle de mutlak doğrulara ulaşılamaz.proje üreticilerinin
bazı gizli amaçları da var mı?? sorusunu kendilerine bir sorsunlar derim..
03-Eleştirilen sistem "KAPİTALİZM"..YANİ varlık nedeni insan emeğinin sömürülmesine ;ARTI DEĞERİN zorla(hukuk,gelenek,ahlak,dini icazet vs..)belli bir sınıf(üretim araçlarını elinde bulunduranlar) tarafından el konularak üretenlere ölmeyecekleri kadarının bırakılmasına (ücretli kölelik) dayanan sistem.Ama ne yazık ki sadece ve o da yanlış argümanlarla(fraksiyonel rezerv vb)FİNANSAL YAPI kısmi olarak(fraksiyonel:D) eleştirilmekte.Kapitalizmin ana can damarı Kapitalist nedense unutulmuş:D
04-Öyle bir birey modeli var ki karşımızda;bölüşmeye ve vermeye gönülden hazır,toplumun ortak çıkarları uğruna ölmeye dünden gönüllü.Venüs İnsanı!!!Venüs çok sıcak dostlar..Orda yaşam olmadığı gibi burda da yok..
05-"Ailenin Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni"..Engels okuyunuz..
"Emperyalizm" Ulyanof veya Lenin:D okuyunuz
"Ekonomi politik" Nikitin..Okuyunuz..
"Manifesto" Marx-Engels..Okuyunuz
Değerli Admin Kardeşime ve Tümünüze saygılarımı sunarım..
Çözüm insanın insana kulluğunu yoketmekten geçer..
"Kuyunun dibindeki kurbağa gökyüzünü kuyunun ağzı kadar zannedermiş" Çin Atasözü
Uzun zamandir bilgisayarimda kayitli olan bu belgeseli az once izlemek icin vakit buldum.Bazi siyasi ve ekonomik oyunlarin anlatildigi bolumler ilginc geliyor insana.Fakat sonlara dogru yapimcilarin niyeti ortaya cikiyor.Bence bu cok adice bir kandirmaca.Burada ki kandirmaca da para uzerinden saglaniyor.Insanlara rahatlik garanti edilerek Ateizm asilaniyor.Aynen orada kotuledikleri politikacilar gibi.Bir farklari yok.
Dogadan vs den bahsetmisler.Sanki herseyin kendinden olustugu gibi zirvalamacalar.Bunlar milyonlarca kez curutulmus tezler.Bir kere dusunmek gerek.Dunya sadece insan olmadan duzenini bozmaz.Tamam Dunya da hersey birbiri ile baglantilidir.Fakat insan bunlara etken degildir.Bitki ortusu , hayvanlar , denizler ,buzullar , daglar vs vs. hepsi baglantili.Yani insan icin dunya yaratilmistir.Burasi bizim icin bir sinav salonudur.Bu denli sacma belgesellere kapilmamak gerek.Bunlar insani zayif yanindan vurmaya calisan insanlar.
Herseyi makinalar yapacakmis,insanin calismasina gerek kalmayacakmis.Bunlari bu islerden haberi olmayanlara yuttururlar ancak.O denli buyuk bir sanayi nin uretilebilmesi icin ne kadar insan gucu gerekir, ne kadar para gerekir(onlar parasiz oldugunu iddaa etselerde) , ne kadar sarf malzeme gerektirir (makinalar ve bu enerjiyi saglayacak sistem icin).Yani yine insan calisacak,sefa surenler de olacak.Bunlar baska bir Buyuk Kapitalist Grubun kurulmasi icin calisiyorlar.Tek farklarinin ateist olduklari da soylenemez.Bugun de paraya tapanin ilahi yok zaten.
(Yedi kat gök ve yer ve bunların içinde bulunan varlıklar, Allah’ı tesbih eder. Allah’ı hamd ile tesbih etmeyen hiçbir varlık yoktur. Fakat siz onların tesbihini anlayamazsınız.) [İsra 44]
Dogrularimizdan sasmayalim.
Saygilarimla.
arkadaşlar illaki bunlar bu hareketi başlattı diye bunlarla yüzde yüz kafaların uyuşması gerekmiyor
örneğin onlar ateist olabilirler.ama bu demek değildirki bu hareket için illaki ateist olunması gerekiyor onlar ateist olarak devam etsinler ama biz kendimiz olarak buna yakın bir oluşum için yolumuza devam edebiliriz.
bana kalırsa bu hayal değil gerçekleştirilebilirdir.
neden olmasın örneğin insan iş gücü yerine makina kullanımı her insanın refahına hizmet eder.
bunun gibi bir oluşum gerçekleştiği an bir çok şeyin üretimine ihtiyaç kalmayacak
mesela bir bilgisayar yapılır Tv radyo cd çalar .......ve benzeri bir çok özelliği barındırır
böylece ayrı ayrı cihazların üretimine gerek kalmaz şu an bilinçli olarak kalitesiz mal üretiliyor bozuldukları için tekrar tekrar üretiliyor o zaman çok daha dayanıklı üretilecekleri için daha az iş gücüne ihtiyaç duyulacak
elektirikli araçlara hızla geçiş yapılarak bir çok motor aksamının üretiminden kurtulunur radyatör alternatör vites kutusu şanzıman starter yağ hava mazot filteresi........daha bir çok şeyin üretimine gerek kalmaz
yani kısaca bu benzeri bir oluşum başarıya ulaştıktan sonra gerçekten insanların çalışmasına pek gerek kalmayacak
şimdikinden çok az işlerde çalışılacak oda belli yaş altındaki insanlar arasında pay edilir böylece bireylerin belki en fazla haftada bir gün çalışması yeterli gelebilir.
ne emeklilik yaşı beklemek var nede bir ev almak için ömür boyu çalışmak var yaşı gelmiş herkez bedava ev araba ve eşyasını alacak
Para kalkacak insan üzerinden üretim yükü kalkacak
bize düşen tahminen haftada sadece 8 saat çalışmak olacak
bundan daha güzel ne olabilirki bazılarınız sırf muhalefet olsun diye yorum yapmışsınız
onların ateistliği kendilerine bizim dinimiz bize
illaki böyle bir hareket için ateist olmamız gerekmiyor ve illaki ülkemizin başka bir merkeze bağlanması gerekmiyor türkiye coğrafı yapısı yer altı yer üstü zenginlikleri iklimive alternatif enerji kaynaklarına müsaitliği ile
bunu kendi içindede yapabilir.
hiç vakit kaybedilmemeli dünyaya örnek olacak bir refah ülkesi olabiliriz.
Herkese Selam yazılanları okudum ,belgeseli de seyretmiştim zaten (herhangi bir ideoloji peşinde değilim ,dinsiz de değilim ),kısaca kendi düşüncemi eklemek isterim .
Teori olarak hoş görünsede pratikte kolay olmayacak bir sistem olarak görüyorum ama önyargılı yaklaşıp ütopya imkansız gibi de düşünmüyorum tarihte imkansız denen ve günümüzde gerçekleşmiş o kadar şey varken bu dar görüşlülük olurdu kendi adıma,bir yandan da ardında vardır bir bit yeniği veya çapanoğlu demeden de edemiyorum ki anlatılanlarda ki gerçek payı yönetenler hakkında su götürmez ki bu efendiler nasıl böyle bir söylev ve eylemi sabote etmiyorlar veya engellemiyorlar bu bence üzerinde düşünülmesi gereken bir durum ,tarihe bakarsak marksın komünizmini altedebilmek için sabote ve eylemlere bakarsanız demek istediğim anlaşılır sanırım ,yeri gelmişken sanayi çağında marksın sistemi de bir ütopya idi ama tam olmasa bile hayata geçti ve bana göre marks insanlığa büyük bir hizmet vermiştir şöyle ki sanayi çağında insanlar maden gibi ağır işlerde bile 16 saat karın tokluğu ile çalışmak zorunda kalmışlardır ve eğer o marks efendinin düşünceleri ağaları korkutmasa idi bugünde hala o şekilde insanlar çalıştırılırdı diye düşünüyorum demokrasi ve insan hakları adı altında sunulan maskeli güzellikleri biraz da komünizm ideolojisine borçluyuz yoksa ağalar bu kadar cömert olmazlardı kitleler uyanmasın diye çalışma saatleri 8 saate indi demokratik ülkelerde ülkemizde cesur ağalar olduğundan sosyal güvenlik çalışma saati filan pek sökmez karşınıza işine gelirse hemşerim gibi bir duvar dikiverirler .Venüs projekt güzel bir düşünce bence jaques haklı güneşi kimseye satamazsın o yüzden alaman bilmem kaç sene önce suyla hidrojen le bmw filan yaptı ama patentini ağalar aldı kimseciklere ürettirmezler varmı öyle üç kuruşa beş köfte , kısacası sevgili Atamızın da dediği gibi egemenlik ödünç verilmez zorla kanla canla alınır böyle bir projede polyannacılıkla hayata geçmez suyun başındakileri tepelemeniz gerekir tabi onlar sizi tepelemezse bu konudada bir eylem planı filan yok ortada ne yapcak millet sokağa dökülüp paraya hayır no money mi diyecek der ama polisi var askeri var tüfeği var tankı var gerekirse toplu şekilde götürme hakkı da var kuş gribi donuz gribi gibi atom bombası artık demode para elde etmek için savaş çıkaran bu güçler eldeki paradan egemenlikten olmamak için çok daha vahşi eylemlere gözlerini kırpmadan imza atarlar ,bilmiyorum ama böyle bir projesi olanın bir eylem planı da olması gerekirdi diye düşünüyorum "parayı kullanmayın bankaları kullanmayın" demek günümüz insanına geberin demekle eşdeğerdir eylem buysa bu öneri var belgeselde ama nedense parayı kaldırma adına herhangi bir hedef ve eylem tarz ve planı yok,tüm bunlara rağmen insanların ufkunu açacağına inanıyorum inşallah zaman içinde gelişme olur.Para konusunda %100 doğru buluyorum düşüncelerini her pisliğin altında para yatıyor ,hangi birimiz çocuğumuza aman evladım gönlün ne yapmak istiyorsa o mesleğe yönel diyoruz günün revaçta bol paralı meslekleri ne ise çocuğu adeta o tarafa zorlamıyormuyuz.Arkadaşların bir kısmı insan çalışmazsa olmaz herkes yan gelir yatar gibi bir fikir türetmişler begeselden bence tam aksi insanlar daha verimli hale gelir parası olmadığı için okuyamıyan doğuştan dahiler insanlığa katkısı tam olur .
Ayrıca mevcut düzene başkaldıranlar anarşisttir tıpkı Hz İbrahim ,Hz Musa ,Hz Muhammed ,Atatürk gibi bende bu anlamda anarşistim iyiyi güzeli benimsemekle yoğrulduysam iyiyi güzeli bulduğum yerde benimserim bu gavur diye hitab ettiğimiz avrupalının çevre konusunda duyarlılığını benimsediğim gibi .Din konusunda hiç bir endişe duymuyorum din elden gidiyor safsatalarına hiç itibar etmem ,din sizin mi ki elden gitsin bir düşünün efendiler.Ayrıca petrol zenginliğinde yüzüp açlıktan kırılan güya din kardeşini görmeyenlerin tuttuğu din yolu da iyice irdelenmeli ,neyse ki son krizle onlarında paralarının hatırı sayılır bir kısmı el değiştirdi burdan o petrol şeyhlerine selam olsun hiç okumadınızmı o kitabı gönderen malı depolayıp yığandan hoşlanmıyor işinize gelmedi besbelli .Sonuç olarak düşüncem şöyle Jaques surda bir delik açtı artık o sur eskisi kadar sağlam olmayacaktır,bu delik isterse agaların planı dahilinde bile olsa uyanış beklemedikleri oranda artarsa hapı yutarlar.
Burada yazılanları zevkle okudum yıkıcı yaklaşımla yazmayan fikri başka dahi olsa arkadaşlara teşekkür ederim ,bence bunlar tartışmayı öğrenmiş olanlardır tabi dedim ya bence :)))
Bir sistemi eleştiriyorsanız yerine başka bir sistem önermeyi de bileceksiniz ve Zeitgeist bunu başarmıştır. Genellikle belgeseli kötü yönde eleştirenlere bakıyorum, çoğunlukla onlar da bu kapitalist sistemi beğenmiyorlar ama Venüs Projesini de beğenmiyorlar! Anladığım kadarıyla para sayesinde dünyayı yöneten Rockefeller ailesini sevmiyorsunuz ama Venüs Projesi'ne saçma diyorsunuz! Yoksa sizin başka bir öneriniz mi var? Aklınızda Venüs Projesinden daha iyi bir fikir mi var? Paranın olmadığı bir dünyayı başka türlü nasıl kuracaksınız? Lütfen, sizden bir ricam var. Anlamadan, düşünmeden, irdelemeden bir şeyi eleştirmeyin. Veya aklınızda daha iyi bir fikir varsa bizle paylaşın, öğrenelim.
İlgili filmi izledim. 2. ve 2. kısımlarda oldukça kapsamlı ve güzel çalışma yapmışlar. Dünya'daki para sistemini ve arkasında yer alan güçleri çok güzel ortaya koymuş. 1. kısımdaki ateizm propagandası kısmında amaç sapması yaparak güzel projelerini mahvetmişler. Borca dayalı para sistemi veya fraksiyonel rezerv denilen bütün hastalıkların kaynağı olan sistemi tüm yalınlığıyla çok daha güzel yapabilirlerdi. Amaç sapması yaparak dünyayı yöneten bu güçleri insanların anlaması konusunda maalesef ön yargı oluşturmuşlar. Üşenmedim belgeselde para babalarının sırlarını anlayan tüm ABD başkan ve senatörlerinin durumlarını araştırdım. Bunlar ya suikasta kurban gitmiş ya da Rockefeller ailesinden birisiyle evlenip çarka dahil olmuşlar. Unutmadan söyleyeyim Türkiye'de bütün bunları yıllardır Erbakan hoca anlatıyor. Refahyol'un yıkılmasının ana nedeni de borca dayalı bu sistemden Türkiye'yi kurtarma yolunda attığı ciddi adımlardır. Türkiye'deki tüm hükümetlerin tarihine bakın Türkiye dış borçları bakımından sadece Erbakan hoca zamanında düşme kaydetmiş. Yiğidi öldür hakkını yeme demişler. Elin ateistinin yaptığı harekete katılan binlerce ülke evladı adına üzüldüm. Bizim dinimiz faizciliğin yasak olduğu ve Allah'a savaş açmakla eşdeğer kılındığı bir din. Ayrıca dünyada hiçbir din faizi helal kılmamış. Burada muharref Hristiyanlık ve paganizm akla uygun olmayan teolojik prensipleri sorgulamasındaki yanlışlıklara girmezsek yani baştaki kısmı atlarsak oldukça çaplı bir yapım olmuş. Venüs projesi olayı ise yorumlarda bahsedildiği üzere ütopik. İnsanlar aralarında muz, ekmek vs gibi eski usullerle mübadeleye dönmesi pratik değil. Faizsiz sistemin mümkün olmadığı yanlış inancı bu tür gruplar tarafından pompalanmakta. Milli Görüş ideologlarından para uzmanı Mete Gündoğan'ın Faiz Tuzaği ve Borca Dayalı Para sistemi başta olmak üzere kitaplarını tavsiye ederim.
İçimizdeki değerlerden haberimiz olmadan dışarıda ne varsa atlıyoruz ona yanıyorum. Biz niçin projelerimizi böyle dünya çapında hareket hale getiremiyoruz burası ayrı bir konu.
Ahmet
''Elin ateistinin yaptığı harekete katılan binlerce ülke evladı adına üzüldüm.''demişsiniz.
''Elin ateisti'' diye bir şey yok. Böyle derseniz milliyetçilik yapmış olursunuz. Filmde anlatılanlarla tamamen zıt bir şey bu. Bu hareketi hangi ülkenin veya kimin başlattığının bir önemi yok. Kaldı ki bunu yapan bir ''ülke'' de değildir. Belgeselin yapımcısı da yaşadığı ülkede devletin yaptığı şeylere karşıdır. Sonuçta hepimiz insanız ve bu dünyada yaşıyoruz. Dolayısıyla ''Niye bunu bizim ülkedekiler yapamıyor?'' demek yanlıştır. Tam tersine ''İyi ki bu dünyada birileri hala düşünüp sorgulayabiliyor.'' demek gerekir. Ayrıca üzülmeyin, sayıları ne kadar az da olsa ülkemizde de bunları görebilen insanlar var. Fakat bu tür düşüncelerini sokakta, mahallede rahatça söyleyebiliyorlar mı sizce? Bir düşünün, özgür düşünce ortamı var mı bu ülkede? Herkeste ''hoşgörü'' denen şey var mı? İnsanlar sadece internet ortamında fikirlerini rahatça söyleyebiliyorlar. Kaldı ki onlarda fişlenmekten korkuyorlar. Dolayısıyla etrafta çok konuşan olmadığı için ''Ülkemizde düşünüp sorgulayabilen insanlar niye hiç yok?'' diyoruz. Dediğim gibi, bu insanlar az da olsa varlar ama özgür düşünce ortamı olmadığı için onları çok göremiyoruz.
''Faizsiz sistemin mümkün olmadığı yanlış inancı bu tür gruplar tarafından pompalanmakta.'' demişsiniz. Bu kapitalist sistem devam ettiği sürece faizsiz sistem elbette mümkün değildir. Mümkün olduğunu mu zannediyorsunuz gerçekten? Tarihe bakın isterseniz... Zaman içerisinde takas sisteminden madeni paraya, daha sonra kağıt paraya ve daha sonra dijital paraya geçişi bir düşünün. Faizsiz sistemin olmadığı dönemlerde birileri çıkıp insanları ''ikna'' etmeyi başarmış ve kağıt ve dijital paraya geçiş yapılmış. Yani demek istediğim faizsiz sistem bu kapitalist sistemde mümkün değildir. Ülkedeki tüm kağıt ve dijital parayı kaldırıp yerine sadece madeni para getirseniz bile zamanla birileri çıkıp yine insanları ''ikna'' edecektir.Yani faizsiz sistem uzun süre ayakta kalamaz. İnsanlar yanlarına çuvallar dolusu madeni para alıp evden dışarı çıkamaz. Bu sistem de çöker.
''İnsanlar aralarında muz, ekmek vs gibi eski usullerle mübadeleye dönmesi pratik değil.'' demişsiniz. Venüs Projesi'nde takas denen şey var da benim mi haberim yok? Size Venüs Projesi'nde takas olacağını kim söyledi? Herkese yetecek kadar mal ve malzemelerden bahsediliyor burda. Takasa ve alışverişe ihtiyaç kalmıyor yani.
Demek istediğim şey şu ki faizsiz bir sistemi kursanız bile (ki kuramazsınız) sonuçta Afrika'da yaşayan çocukların açlığını bu sistem de önleyemez.
Burada ''çölden bile su çıkarabilecek ve çölde bile verimli tarım yapmamıza olanak sağlayacak bir projeden'' söz ediyoruz. Ütopik deyip geçiştirmek yerine bakış açınızı değiştirip öyle bakın.''Yeterli teknoloji var mı sanki?'' diyeceksiniz ama size şunu söyleyeyim. Bu adam (Jacque Fresco) 1970'li yıllarda katıldığı bir programda Venüs Projesi'ni tanıttı ve dedi ki ''Şu anda bunu yapmak için oldukça yeterli teknolojiye sahibiz.'' dedi. Aradan 40 yıl geçti ve teknoloji daha da gelişti. Hala ''Ütopya'' diyorsanız size diyecek bir şey bulamıyorum.
Saygılarımla...
Zeitgeist hareketi de diğer bir yahudi oyunundan başkası değildir. Doğruyu söylerken aralara birşeyler karıştırıp problemin farkına varan kitleyi elimine etmektir. Gaye asıl problemin konuşulmasından sakındırmaktır. İnsanların bir kısmını venüs projesi diye güya paranın olmadığı hayali bir adaya sürükleyip bırakırken dünyanın her yerinde para imparatorluğuyla tüm ülkelerin ve insanlığınn kanını emen Rothschilds gibiler saltanata devam edecek. Zeitgeist kurucusu Foster, Rotschilds adına çalışan fareli köyün kavalcısından başka birşey değildir. Dünyadaki sayılı bu aileler insanları fare gibi görmekte. Uyanan bazı fareleri sürükleyerek venüs projesine götürüp bırakacak kişi de Foster'dir. Diğerleri de tüm dünyada kölelik sistemini sürdürecek. Zeitgeist hareketi bundan başka birşey değildir. Lütfen olayları din boyutuna getirmeden uyanalım. Eğer fare olmaktan kurtulmak istiyorsak.
Hala yahudi oyunu diyenleri görüyorum ama bu kişiler sadece 'yahudi oyunu' diyip durmakta ve hala alternatif bir sistem önerisinde bulunamamaktadırlar. Ayrıca uyananlara da 'fare' derler. Foster, Rotschilds bu oyunu düzenledi diyorsunuz ama onların istediği insan tipi tam da sizsiniz. Araştırmayan, düşünmeyen ve boş boş konuşan bir insan tipi. İsrail'i kötüleyip durursunuz fakat bilmezsiniz ki sizin başbakan da Amerika hükümetiyle işbirliği içindedir. Onlar da zaten İsrail ile işbirliğindedir. Biri çıkıp 'one minute' diyince hemen nasıl etkileniyorsunuz. Çok safsınız çok. Üstelik bu gizli ailelerin Venüs Projesi'ni desteklediğini zannediyorsunuz. Filmde bu parasal sistemden onların nasıl kar ettiği anlatılırken siz gelmiş 'Bu Venüs Projesi'ni onlar kurdu!' diyorsunuz. Ha bir de cuma namazından çıkıp 'Kahrolsun Amerika!' diye bağırıyorsunuz. Deniz Gezmiş bağırırken nerdeydiniz??? Ha çok pardon, gerçi Deniz Gezmiş de bu gizli işin içindeydi değil mi? Ne de olsa sizden farklı düşünebiliyor ya, sizden farklı düşünen herkes bu gizli ailelere hizmet ediyor ne de olsa...
Onyargiyla bakiyorsunuz. Ustteki yorumda Basbakanin desteklendigine dair cikarimi nasil elde ettiniz acaba? Basbakan gercekten bunlarin para duzenini anlasa ve tedbirler almaya calissaydi zaten "one minute" diyemeden Abraham Lincoln, Kennedy gibi gotururlerdi. Para bir olcu aracindan baska bir sey degildir. Yukarida bahsi gecen bankerler bu olcuyu bozan sistemi kurmuslardir. Diyelim metre denen olcu bazilarinca bozuldu. Siz olcme islemini ve metreyi mi ortadan kaldirirsiniz yoksa olcuyu mu duzeltirsiniz. Yukaridaki yoruma aynen katiliyorum. Yukaridaki arkadasin fareli koyun kavalcisi da cuk oturmus. Kendisini tebrik ediyorum.
Ben Deniz Gezmiş ile ilgili yorum yapan arkadaşa katılıyorum. Tamam başbakanla ilgili bir çıkarımda bulunmuş olabilir fakat bu düşüncesinin onun üstündeki yorumla alakalı olduğunu da belirtmemiştir. O sadece orada bir genelleme yapmış ve bence haklı da. Ayrıca bence başbakan para düzenini çoktan anlamıştır ve tedbir almak yerine tam tersi onlara destek vermektedir. Ölçme aracı konusuna gelince, diyelim ki ölçme aracını düzelttik, sonra ne olacak? Boyu kısa olan yine kaybetmiş olmayacak mı? Burada sorgulanan da zaten ölçünün neden var olduğudur. Ve emin olun, siz düzeltseniz bile bu aracı bozmaya çalışacak birileri yine çıkacaktır. Çünkü sistem böyle işler. Bunu ölçüyü tamamen kaldırmadan engelleyemezsiniz. Bu yüzden ölçü kalkmalıdır çünkü bu ölçü insanları bölmekten başka hiçbir yararlı işlev görmemektedir. Bana bir tane yararını sayar mısınız? Artık bu sistem insanları öylesine uyuşturmuştur ki, birileri çıkıp insanları uyandırmaya çalışsa, onlar hemen bir komplo teorisinin elemanı olarak etiketlenirler. Fareli köyün kavalcısı bile denir hatta onlara. Bir söz vardır 'Bazı insanlar anlayamadığı şeye lanet okur.' diye. Bu söz herşeyi açıkça özetliyor bence.
Eğer o ölçü birimi insanları kast sistemi gibi sıralamaktan başka bir işe yaramıyorsa tabii ki ölçüyü kaldırırım.
Zeitgeist bence oldukça iyi bir belgesel, gerçekleri anlatıyor ve bununla beraber Wikileaks'in açığa çıkması zeitgeistçiler için bir umut oldu. Julian Assange'a küfürler yağdıranlar karşılarında Zeitgeistçileri buluyorlar. Devletin yaptığı oyunlar bir bir açığa çıkıyor.
İyi o zaman tüm ölçüleri kaldıralım. örnek uzun birimleri; metre, km..
Sonra alan birimleri dönüm, akre, metre kare.
Ha bir de hacim ne işe yarıyor? litre, metreküp.
Ne saçma bir düşünce? birisi bıçakla adam öldürdü diye suç bıçakta mıdır yoksa adamda mı?
Ayrıca Venüs projesi denen safsatada teknolojiyi ölçüsüz nasıl kuracaksınız nasıl yöneteceksiniz?
Fareli köyün kavalcısı çok şık oturmuş. Yakıştıran iyi yakıştırmış bravo.
Ölçüyü kaldıralım derken parayı kastettik lütfen artık anlayın o kadarını ilkokul çocuğu musunuz lütfen yapmayın :D
venüs pojesi şu an için saçma ve uzun zaman sonra gerçekleşebilecek bir projedir.
ama insan refahını artıracak bir çok adım hemen şimdi atılabilir örneğin işsizliği bir sorunmuş gibi gösterip insanları köleliğe adapte etmek yerine işsizliği körükleyerek işlerin daha çok insan arasında paylaşımı sağlanarak kişi başına çalışma zorunluluk süresi kısaltılabilir
''Son ağaç kesildiğinde, son nehir kuruduğunda, son balık öldüğünde Beyaz Adam; paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.''
Kızılderili Atasözü
Herkese selamlar. Üç yıl önce klasik din anlayışımızın akla hitap etmediğini farkederek Kuran ı incelemeye başladım. Son bir yıldır geldiğim nokta şu oldu:
* Bankaların sömürüsünden kurtuldum.
* Tv haberleri izlemiyorum ve gazete kesinlikle okumuyorum. Çünkü hepsi beyin yıkama aracı olmuş.
* Oy vermiyorum çünkü politika kitleleri kandırma mesleğine dönüşmüş.
* Köyde bir dönüm yer aldım. İki sene içinde tamamen doğal malzemelerle bir ev yapıp, bahçesinde; sebze, meyve, tavuk, kuzu vs. yetiştiricilik yapacağım.
* Güneşten azami ölçüde yararlanacağım. Ev yalıtımlı ve güneye cepheli olacağından sadece ısınma için az miktarda odun kullanacağım.
Dikkat ederseniz bunlar zeitgesit tavsiyeleriyle birebir örtüşüyor. Ve ben bu sonuca zeitgesit ten hiç haberim yokken Kuran sayesinde ulaştım. İslamı ve diğer dinleri eleştirenler insanların çarpık din anlayışları yüzünden bunu yapıyorlar. Kuran bize her zman aklımızı kullanmayı, özgür olmayı, doğal-fıtrata uygun yaşamayı, karşılık beklemeden paylaşmayı emrediyor. Oysa çoğu müslüman dini namaz ve oruçtan ibaret sanıyor.
Venüs projesi eleştirilerime ve kapitalizm alternatifine gelince;
İnsan doğası gereği yiyeceğini çalışararak elde etmelidir. Kas ve kemikler çalışmazsa iflas eder. Spor yapmaya gerek yok çalışmak doğal spordur zaten.
Ancak günümüzde çalışma saatleri gereğinden fazladır ve bir şirketin tüm geliri çalışanlara pay edilmelidir.
Paraya ihtiyaç olsa bile temelde kendine yetebilen(eko sistem) yaşam çiftlikleri kurarak para kullanımını asgariye indirmeliyiz.
Krediler devlet tarafından ve faizsiz verilmelidir. Çünkü devlet kar amacı gütmez.
Türkiye de güneş ve rüzgar enerjisi üretme konusunda çalışan bir gruba dahildim. Belgeselde söylendiği gibi pratikte doğal kaynakların kullanımı o kadar basit değil.
En önemli sorun enerjiyi depolamaktır. Güneş ten gelen ışık enerjisi güçlüdür ama bu enerjiyi dönüştürmek için çok fazla yüzey alanı ve depolamak için çok fazla malzemeye ihtiyaç var. Ayrıca işletme maliyetleri de çok fazladır. Dönüşüm verimi de %30 civarıdır.
Rürgar daha verimli dönüştürülebiliyor ama stabiliteyi sağlamak çok zordur. Aslında iddia edildiği gibi, bu enerji kaynaklarının kullanımını engelleyen kimse yok. Hatta tüm ülkelerde teşvikler var. Ama özel sektör doğal gaz veya kömür santrali kurmayı tercih ediyor. Çünkü bunlar hem daha ucuza hemde stabil üretime imkan tanır.
Tabi artık yenilenebilen kaynaklara dönüş mecburi hale geldi. Çünkü fosil yakıtlar tükeniyor.
Son olarak bu vesileyle ateistlerin şu soruya cevap aramalarını rica ediyorum; Kendi kendinizi yapacak akla ve bilgiye sahip olmadığınız halde, kendinizi yaptığınızı nasıl iddia edebiliyorsunuz?
Davut E.
2009'dan beri burda kavga etmişsiniz vay be. Her şeyi geçtim tek bir noktadan sonra okumayı bıraktım. Bir yerde Serdar bey ben bilim insanı değilim yazmış, bende mühendisim kendisi de okuduğum kadarıyla mühendis. Bir mühendis nasıl bilim insanı olamaz orada takıldım. Konu ile ilgili söylemek istediğim şey ise, zeitgeist dini değil dini kullanarak yapılan kötülükleri hedef almış zaten asıl yüklendikleri de güçlü avrupa zamanı hıristiyanlık. İslama en ufak bir gönderme yoktu bu da direk dine bir saldırı olmadığını gösteriyor.(Ya da kötü niyetli olursak islamı dinden saymadıklarını ki böyle bir ihtimal görmüyorum.) İnsanlık ömrü boyunca bu tarz ütopyaların peşinde koşucaktır. Parasız, savaşsız, hastalıksız kısaca dertsiz tasasız dünya. Umuttur zaten insanı ayakta tutan, benim anlamadığım neden umutlara karşı çıkılmaya çalışıldığı. Belki gerçekleşir belki gerçekleşemez ama sırf sizin kafanıza uymadı diye de körü körüne karşı çıkılmaz ve takım tutar gibi de körü körüne desteklenmez. Küreselleşen dünya benzer bir yöne gidiyor gibi gözükse de insan en akıllı fakat ruhsuz hayvan olarak güzel şeyleri yıkmaya, kütüphaneleri yakmaya ve birbirini öldürmeye devam edecektir. İnsanın kendi hayatı üzrine bile tam bir hakimiyeti yokken başkalarını neden kontrol etmek istersiniz. İsteyen istediğini desteklemeye devam etsin, isteyen istediğine inanmaya devam etsin. Bu yazıyı genel olarak zeitgeist hareketi destekçileri ve buna karşı olanlara yazdım su akar yolunu bulur boşuna birbirinize harcamayın enerjinizi daha faydalı şeylere harcayın.
dünya paradan kurtulduğu an refah yüzü görecek
Para yüzünden hala varlığını sürdüren bir çok iş sahası para ortadan kalkınca ortadan kalkacaktır ardından zincirleme olarak bir çok gereksiz iş kapısı kapanacaktır her geçen gün insan iş gücüne olan ihtiyaçın azalmasıyla kişi başına çalışma zorunluluğu süresi çok kısalacaktır şu an yok yere haftanın 6 günü çalışılıyorken para nın ortadan kaldırılmasıyla bu hızla haftada bir iki güne düşecektir haftada bir kaç gün ücretsiz çalışma karşılığında insanlar huzur refah ve barış içinde yaşama imkanına kavuşacak
kimse 60 yaşında emekli olmayı beklemeyecek yarı aç yarı tok bir ömür tüketilmeyecek kimse başkalarının sahip olduğu mallara imrenmeyecek iş aralarında bulduğu bir boş vakte ibadetini sıkıştırmayacak ............
buna itiraz edenlerin bin defa daha düşünmesi gerek
kimse çalışmayacak öyle mi? örneğin marketler haftada birkaç gün mü açık olacak? yoksa market de mi olmayacak? evinizde yemek pişmeyecek mi? yoksa eviniz de mi olmayacak? bu sistemde gıdaya bile mi ihtiyaç yok? yemeğinizi de robotlar mı yapacak? okullar, hastaneler, eczaneler açık olmayacak mı? hiç mi gecenin üçünde acile gitmeyeceksiniz? para ortadan kalkınca ihtiyaçlar da mı ortadan kalkacak? doktorlara, hemşirelere, hastabakıcılara, temizlikçilere gerek kalmayacak mı? sabahtan akşama kadar neler tükettiğinizi ve bunların size kadar nasıl geldiğini düşünün. önce biraz düşünün. kim üretecek? ihtiyaçlarınızı kim, neden, nasıl karşılayacak? çifçiler, işçiler, şoförler olmayacak mı? kimse çalışmayacaksa bütün bunlar kendiliğinden mi olacak? hayırdır mucize mi bekliyorsunuz? kimse para kazanmayacak ama birileri size uşaklık mı edecek sanıyorsunuz? bindiğiniz arabaları kim, nasıl, neden üretecek? kim nerde ne kadar çalışacak? sen araba fabrikasında çalışacaksın da diğeri kanalizasyonda mı çalışacak? pis işleri kime nasıl yaptıracaksınız acaba? parayla mı, sırayla mı? siz nerde yaşıyorsunuz ben anlamış değilim. artık saçmalamayın, biraz mantık lütfen!.
NOT: Bu yorumum sadece aklı bir karış havada olanlara, bütün yorumculara değil..
Bilim insanı değilim demiş olabilirim, kastettiğim şey akademisyen veya bilimadamı olmadığımdır. Siz kendinizi mühendisim diye bilimadamı olarak görüyorsanız o ayrı ama ben bilimadamı değilim. Bunda bu kadar yadırgayacak ne var onu anlamadım..
serdar kardeş
1------------
yaş geçmiş 30 u hala aklımız bir karış havada olarak yorum yapacak kadar olgunlaşmamış değiliz
bunu tümüyle açıp açıklamak için vakit gerekli malesef saçma sapan Para düzenin esiri olarak sabahtan akşama kadar çalışıyoruz kendimize kalan bir kaç saatlik yaşam süresinide buralara ayırdığımızda bize hiç bir şey kalmıyor robotmuyuz insanmıyız kölemiyiz özgürmüyüz anlamak zor.
ama anlamanın kolay olanı Para nın rahatlıkla ortadan kaldırılabileceği ve akabinde insanca bir hayat yaşayabileceğimizdir belki işin rahat veya doğduğundan beri içinde yaşadığın çağ dışı para düzeni sana oldukça normal görünüyordur
ama öyle değil
marketler haftada bir kaç gün açık olacak demedik çünkü marketler olmayacak zaten evimiz olmayacak demedik çünkü para sorun olmadığı için herkezin son derece uzun ömürlü ve konforlu evi olacak
doktorlara ve ilaçlara gelince hiç merak etme bu geri kalmış paraya bağlı hayat düzeni değişince en az şimdikinden yüzde 70 oranında daha az hastamız olacak çünkü insanların çoğu bu çağ dışı hayat yüzünden hastalanmakta yaralanmakta son derece sağlıksız ve tehlikeli çalışma koşulları güvenlikten yoksun taşıtlar ve yollar parasızlıktan ısınamama giyinememe beslenememe ve pis sular sağlıksız gıdalar kirli hava stresli çalışma ortamları ......ve benzeri sebeplerden alacak verecek gasp hırsızlık borç terör bunalım .....ve benzeri sebelerden hastaneleri boylamaktadırlar bütün bun olumsuzluklar para nın ortadan kalkmasıyla çok büyük oranda aşılacak
ayrıca okullarda verilen bir çok saçma sapan dersler ortadan kaldıralacak örneğin yabancı dil eğitimi bazı niyadı dolmuş meslek eğitimleri ve milleti gaza getirip yönlendirmekten başka pek bir işlevi olmayan tarih dersleri gibi bir takım derler ortadan kaldırılacak böylece hem öğrencilere daha çekici ve rahat bir okul hayatı sunulurken kaldırılan bu derslerden kazanılan zamana basit hastalıkların tedavi yöntemleri ilk yardım dersleri ve uzmanlık gerektirmeyen hastalık tespit yöntemleri ve benzerilerinin dersleri verilebilir hem iyileştirilen hayat şartlarından hemde okullarda sağlık ağırlıklı derslerin verlimesiyle doktorların üzerindeki yükde dediğim gibi en az yüzde 70 oranında azalacaktır.
biz burdan işlerin kazanılan yeni işsizlerle paylaştırılmasından bahsederken o iş yerinin haftada bir kaç gün hizmet vereceğinden bahsetmiyoruz iş yeri gerekiyorsa haftanın 7 günü açık olur ama çalışan başına çalışma zorunluluğu bir kaç gün olur
bu nasılmı mümkün olur oku
-askerlik
-bankacılık
-borsa
-altın alım satımı
-dövüz alım satımı
-sayısız farklı marka üretimi
-reklamcılık
-büyük oranda matbaacılık
-tadı aynı markası farklı gıdalar
-çek senet faiz haciz vezneler mafyalar
ve bunlara eklenebilecek bir çok çağdışı gericilik ürünü her şey
..............kalkar
polis ve hapishane ihtiyacı yargı bıçak kesmiş gibi düşer silah cephane askeri araç ve şimdi daha akla gelmeyen bir çok niyadı dolmuş şey ortadan kalkar üretimine ve işcisine gerek kalmaz
ihtiyaç olamayan işlerin ortadan kaldırılmasıyla şoförlük taksicilik kamyonculuk gibi işlerde çok çok geriler bu sayede bunların bakımı tamiri ve yedek parçasına olan ihtiyaçda düşer
bak görüldüğü gibi zincirleme olarak her alanda büyük bir iş gücü ihtiyacından kurtulunuyor
buda zaten dünyada ortalama yüzde 15 lerde gezen işsizliği körükleyerek kaba bir tahminle yüzde 80 lere çıkaracaktır
bak google iki araç üretti sürücüsü olmayan bu iki araç her türlü trafik ortamında 200 bin km yol aldılar ve sonuç 200 bin kilometre yolculukta sadece iki önemsiz ufak kaza dünyada her gün meydana gelen yüzlerce kazayı düşününce
bu araçlar hemen şimdi seri
üretilmeldir derim
2------
serdar kardeş
ayrıca
otomotiv sektörü var ve bu yan kuruluşlarıda katınca çok büyük bir iş sahası işte bak burda araçlar son derece dayanıklı üretildikten sonra ve antikalaşmiş içten yanmalı motorlara bir son verilip elektirkli araçlara geçilince bu sektörde kısa sürede büyük bir iş gücüne ihtiyaç duymayacak elektirikli araçlar şu an randıman vermiyor deme önce araştır derim
son derece yeterli haldeler işsizliğin katlanmasından ve petrol babalarının batmasından korkulduğu için piyasaya saçma sapan hallerde sürülüyorlar ve alanlar için normal araç almıştan pek farkı kalmıyor
bir elektirikli araçda alternatör radyatör fan antifiriz yağ buji havaakışmetre yakıt deposu yakıt pompası ........gibi bir çok parçaya gerek yoktur hem bu parçalar üretilmez hemde yağ antifiriz yakıt alınmaz hemde oto tamirciliği bitme noktasına gelir
----------
bu işsizleştirme süreci sonunda birçok dükkana mağzaya fabrikaya yola arsaya elektirk hattına kanalizaysonlara su ısıtma ve ekektrik tesisatlarına mimari tasarımlara sıvaya boyaya badanaya cama kapıya işciye demire çimentoya tuğlaya harca nakliyata imara ............ihtiyaç kalmaz :)ayrıca bu sayede doğal hayata zorunlu imar alanlarına tarım ve hayvancılık alanlarına yer kazanılmış olur
görüldüğü gibi bir zincirleme etkiyle bu iş son derece kolay olarak yoluna devam eder
daha birde buna teknolojinin verdiği imkanlar sayesinde elde edilebilecek otomatik üretim imkanınıda ekleyince yüzde 80 lik işsizlik rakamı çok rahat tutturulur kalan oranda zorunlu olarak insan iş gücüne ihtiyaç duymaya devam eden alanlar için insanlar arasında paylaştırılır tarım gibi alanlar
pis işlerde çalışmaya gelince buda bir düzene konabilir Para nın esiri olup onun zulmü altında yaşamaktansa insanlar haftada bir kaç gün rahat olarak bedavaya çalışmaya razı olacaktır
tabi tamamen insanların kendi insiyatifine bırakılacak diyede bir şey yoktur.pek kalmayacaktır ama kalırsada
pis işler ve ağır işler sorun çıkarabileceği için buna bir yaş sınırı konabilir ilk işe başlama yaşına gelenler bu işlerde çalışmaya başlarlar artık zamanı gelince tespiti mümkün olacak bir zaman diliminde 3 yıl 5 yıl gibi bu işlerde çalışırlar sonra git gide kademe kademe daha rahat işlere geçerler
kusura bakma zamanın olmadığı için biraz düzensiz bir yazı olmasına göz yummak zorunda kaldım
Görünen köy uzakta değildir yeterki gidilmek istensin :)
3--------
serdar kardeş
market neden olmalı ?
Para varsa marketde olur ama yoksa gerek yoktur herkezin bir ayı rahat geçireceği israftan uzak bir hesap kitaptan sonra bir ihtiyaç çizelgesi belirlenir
parmak iziyle çalışan otomatik bir sistemle aile veya aileden bir kiş gider ihtiyaçlarını alır çöpler sokak altlarına döşenecek bant çöpöğütme veya sulu taşıma sistemleriyle toplanır herkez çöpünü belli noktalara konacak kapaklardan atar çöpünü oraya kanalizasyonlara gelince bunlar şehirler son derece planlı olacağından otomatğe bağlanarak makinalarca düşenebilir hatta son derece planlı kurulacak şehirler ve binalarda büyük oranlarda otomatiğe bağlanarak yapılabilir bir makinaya şöyle bir proğram kurarsan örneğin
ilk önce yerine takacağı bir şeyi hep aynı yerden alır aldıktan sonra ilk hareketinde tam yerine koymabilemsi için sola dönüp 10 metre ilerlemesi sonra kolunu 2 metre yükseltmesi sonra 20 santim ilerletmesi ardından 10 cm aşağıya indirmesi sonra elindekini bırakması ardındanda yerine taktığı şeyi sabitleyecek yeri belirlenmiş vidaları sıkması söz gelimi dördüncü vidayı sıktıktan sonra tekrar geriye dönmesi ve tekrar o şeyi aldıktan sonra bu sefer 10 değil 20 metre yol aldıktan sonra aynı işlemleri yapması proğramlanarak sağlanabilir
tavsiyem biraz teknoloji üzerine araştırmalar yapın
örneğin abd nin insanların yarırına değilde savaş için ürettiği büyük köğpek diye bir robot var you tube gir yanlış hatırlamıyorsam bigdog diye arat çıkmazsa büyük köpek diye arat onu görünce saçmalamadığı daha iyi anlayabilirsin
lütfen önce yorumları daha iyi anlamaya çalışarak cevap veriniz bir şeyide hatırlatmadan geçemeyeceğim insanlar eskiden uçmamızın imkansız olduğunu sanırdı şimdi uçmayı bırak uzayda gezegen ziyaretleri yapıyoruz
yani her şey mümkündür imkansız diye bir şey yaratılmamış ölümsüzlük hariç
selametle
bir bilim dalıyla uğraşan herkes bilim insanıdır hatta bilime katkısı bulunmadan sadece ilgi duyup araştırma yapanlar bile. mühendis dediğimiz şey ise bilimin pek çok dalıyla uğraşmayı gerektirir. bir mühendisin ben bilim insanı değilim demesi bir taksicinin ben söför değilim demesi gibi birşey o yüzden yadırganıyor.
allahıma şükür serdar arkadaşım kafam 1 haftadır ne kadar karışık anlatamam bunalıma girdim herkez bana sen delirdinmi demeye başlamıştı ve senin yazılarından sonra kendime geldim.videoların hepsini izledim ve gerçekten bende tam destek vermek için internete girmiştim google'a (venüs projesi) yazdım sen çıktın artık bende senin bütün fikirlerini paylaşıyorum .okadar kötü olmuştum ki allahım beni affetsin.dinimden şüphe eder oldum.videolara çoğu konuda destek verebilirim ama din konusunda yokum.proje güzel ama hayalden öteye geçemez anca torunumun torunu görür belki?parasız bir dünya da olamaz zaten nasıl olacak benim canım baklava açeti makinalar baklava yapıp verecek. olacak iş hadi yapsınlar baklava da göreyim.yazımın sonu biraz gülünç oldu farkındayım selametle.......isim:(konji)
Belgeseli izlememde buradaki yorumları okumam da çok iyi oldu.Bence oluşum güzel zaten Jacque Fresco eksikleri olduğunu söylemişken neden insanlar olmaz bu iş diyebiliyor buna armut piş ağzıma düş denmez de ne denir anlayabilmiş değilim.Adamın anlatmak istediği siz buna inanın buna çabalayın doğru bulunacaktır.Belki de kocaman komplex şehirler kurmak bile gerekmez.Aynen Davut'un yaptığı gibi kendi olanaklarımız ile bu oluşumu hareketlendirebiliriz ve yayıldıkça yayılır vs.
konji, yazının amacına ulaştığını görmek beni çok mutlu etti. ne olursa olsun Allah'a inanmaktan, Kur'an'dan ve sünnetten vazgeçmemeli. hayatta en büyük hakikat imandır..
burada yorum yapan bütün okuyucuları dünyanın daha iyi bir yer olması için kafa yordukları ve proje ürettikleri için ayrı ayrı tebrik ve takdir ediyorum. sizler düşündükçe daha iyi sonuçlara ulaşılmaması için bir sebep yok. arasıra ağır şeyler de söylesek bizler kardeşiz bunu unutmayalım, hepimiz çocuklarımıza daha güzel bir dünya bırakma derdindeyiz..
Yorum Gönder