Muhsin Yazıcıoğlu'na Veda - Vatan Çok Değerli Bir Evladını Yitirdi..

28 Mart 2009

Selam olsun bir gül için bin dikeni sevene!
Muhsin Yazıcıoğluna bir gülO içimizden biriydi. Sade, gösterişsiz ve mütevaziydi ama vatanı ve milleti için bir o kadar da civanmert ve gözükaraydı. Fırtınalı bir hayat yaşadı ve yaşadığı gibi de bir fırtınada Hakk'a yürüdü. Şiirinde istediği gibi Sonsuzluğun Sahibi'ne ulaştı..
Ömrünü vatanına, milletine adayan bu büyük gönül insanına Allah şehadet mertebesini nasip etsin, mekanı cennet olsun..

Üşüyorum şiiri..



Üşüyorum
Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..

Muhsin YAZICIOĞLU

Kaza mı, suikast mi?

7 yorum var.. (Yorum Oku - Yorum Ekle):

Savaş Çocuğu 28 Mart 2009 11:53  

ne güzel ne içten ve samimi anlatmışısın bir ölümü.. Ölüm kara yuzunu gösterememiş bu yazında. Ne diğerleri gibi acilde telefonu açan kız çocuğunu suçlamışsın, ne de başka birşey taktir ettim. Çok duygulandım sağolasın dostum Başımız sağolsun. :(

bi dost 28 Mart 2009 12:20  

amin.. öyleydi gerçekten.. :(

Adsız 28 Mart 2009 20:37  

Başımız sağolsun...Yiğit öldü... Tekrar başımız sağolsun...

Kanalın tekinde diyordu ki devlet imkanlarıyla bulamadı, köylüler buldu diyordu. hatta ekliyordu kahraman diyordu.

Şu an soruyorum O aciz kişilere DEVLETİ kimler oluşturuyor veya devlet nedir...Bilmiyorsanız öğrenin ... İllaki birşeyleri mi ima ediyorsunuz... Kahraman diye anons ettiniz , doğru dediniz ama onlar karmanlar ama şunu unutmuşsunuz ; BİZLER TÜRK EVLATLARIYIZ TARİHİMİZ KAHRAMNLIKLA DOLU; KANIMIZ
DAİMA DELİ ; BİZ KAHRAMAN olacağız diye çabalamadık ÇÜNKÜ BİZ SEÇİLDİK. DAİMA KAHRAMANIZ SADECE siz zavallı kişiler TÜRKLÜKTEN MÜSLÜMANLIKTAN utandığınızdan genlerinizden gelen bu özelliği unuttunuz. Utandınız kendinizden. Bir yabancının yanında aşşağıladınız VATANINIZI, GARDAŞINIZI ..... Sandınız ki dine ırka küfür etmek marifet , alkışlayanlarınız olsun... Unutmaki o alkışlayanların gözü daima sizin namusunuzda mahreminizde. Bi biz vardık, Bi biz. İşte şuan burdayız ve kıyamet kopana , Yüce TANRIMIZ ALLAHA ulaşana kadar dikileceğiz. Biz VATAN SEVERLER sizlerin daima oyununuzu bozacagız. Kandaşlar Başımız Sağolsun ...

Arama çalışmalarında emeği geçenlerden, gönlü beraber atanlardan ALLAH 7 cihanda razı olsun.

ERLİK. MB.

by ene 28 Mart 2009 23:48  

İnna lillahi ve inna ileyhi raciun..

Rabbim çektikleri sıkıntıları kefaret eylesin, ruhu şâd, makamı cennet olsun ..

selam ve dua ile..

a.k 30 Mart 2009 00:36  

Merhum Muhsin yazıcığlu.. memleketlim, fikirlerini benimsediğimiz bir devlet adamı.. o da öldükten sonra kıymeti bilinenler grubuna girdi sanırım.. Ölümü ile yaşamı bu kadar güzel anlatılır. Kimse bilmiyordu bu kadar önemli bir kişi olduğunu ama öenmliydi, sadece sözde siyaset değil bu işi bilerek ve hakkıyla yapan biriydi.. ailesine sabır diliyorum. ne güzel ki şehadet şerbetini içenlerden oldu.. Merhum yazıcığlu gibi peygamber sünnetinden ayrılmayan bir zihniyet olanlardan olmak dileğimle.. kendimi şanslı görüyorum ki onu tanıyanlardan biriyim...

Adsız 30 Mart 2009 12:01  

muhsin yazıcıoğlu'nun yakın arkadaşı süleyman kalaycı bu yazısını muhsin beye hitaben yazmıştır yayınlarsanız seviniriz.alize gazetesi genel yayın yönetmeni :murat ovacık


“BETON SOĞUK ÜŞÜYORUM”

O bir liderdi, O bir ağabey… Ülkesine ve ülküsüne sevdalı bir dava adamı… Onurlu ve dik duruşlu, eğilip, bükülmeyi bilmeyen, tavizsiz ve samimi, politikanın çirkinliklerinden uzak bir siyaset adamı… O’nu kaybettik…

“BETON SOĞUK ÜŞÜYORUM” diyordu eylül zindanlarında… O üşüyordu, hepimiz üşüyorduk. Bir nesil üşüyordu zindanların nemli betonlarında. Ülkesine ve ülküsüne sevdalı olmanın bedelini ödüyordu zindanlarda, yinede vazgeçmedi hiçbir inancından. Ne sevdalarından vazgeçti, ne ülküsünden. İnandığı gibi, dimdik yaşadı hep. Direnmenin yaşamak olduğunu öğretti geride kalanlara. Sızlanmadı bile uğradığı haksızlıklara.

Birçoklarının misket oynadığı yaşlarda atıldı hayat mücadelesine, “ÜLKEM” dedi “ÜLKÜM” dedi. Okudu, yazdı, anlattı, bir rehber oldu yüz binlerce gencin ufkuna, reis oldu, ağabey oldu. Hiçbir zaman erişilmez olmadı sevenlerine, hep yanı başımızdaydı, “Liderliğin dokunulmazlığı” değil, sıcaklığı vardı hep onda.

Harcanan bir neslin sembolüydü O… sağ-sol kavgaların da öldürülen, sakat kalan, ömürlerini zindanda tüketen, darağacına çekilen bir neslin sembolüydü O… zülüm nerden gelirse gelsin, başkaldıracak kadar cesur, hak nerden gelirse gelsin, kabullenecek kadar erdemliydi.

O… Başkaydı O… çünkü. Sıradan hayatların, bir iz bırakmadan gittiğini biliyordu. Allah’ ın kendine verdiği kabiliyetlerin sorumluluğunu taşıdı hep, onun için hiç sıradan olmadı. Kendi orijinalliğini korudu. Hep kendi oldu ve inandığı gibi yaşadı.

Şimdi gitti… Dünyanın çirkin yüzüne fazla dayanamadı… Ölümü bile sıradan olmadı… Yeryüzünü nokta nokta görebilen bir teknolojiye sahip dünyanın, acizliğini, yüzümüze vura vura gitti… Ve giderken “üşüyordu”… Eylül zindanlarında üşüdüğü gibi… Kara bir sevdayla bağlandığı ülkesinin, karlı dağlarının zirvesinde üşüdü günlerce. Üşüdü, üşüdü, üşüdü… Kim bilir neler hayal etti, neler düşündü?

Tek tesellim, onun olduğu dağların havasını teneffüs ettim, O’ nun üşüdüğü kadar olmasa da, onunla üşüdüm… Elim ermedi, gücüm yetmedi, ona ulaşamadım. O’nun yanında olamadım, yüreğimle saramadım acılarını, yalnızlığını paylaşamadım dağ başlarında. Ve gitti… Geldiği gibi… Yapayalnız… “ beton soğuk üşüyorum” diyordu…

Ve soğukları geride bırakarak gitti. Bir daha üşümeyecek artık. Çünkü O; RABBİNİN sıcaklığına gitti… Biliyorum, o dağlarda buluşamadık ama O bizi, gittiği yerde bekleyecek… Kim bilir kaç zaman sonra geleceğiz yanına reisim. Bekle bizi olurmu… Seni çok sevdik biz. Ve sonsuza dek seveceğiz. RABBİM, rahmetiyle sarsın seni reisim… (amin)

Skl.alize@hotmail.com

Adsız 23 Nisan 2009 04:23  

Bir hayalim var;
Bütün vatandaşlarımızın, ayyıldızlı bayrağın altında şerefle yaşadığı bir Türkiye hayal ediyorum.
Bir hayalim var;
Başını örtenle, açanın aynı üniversitede yasaksız, kavgasız kardeşçe yaşadığı bir Türkiye hayal ediyorum.
Bir hayalim var;
Kürt - Türkmen, Alevi - Sünni ayrımı olmadan, zengin fakir ayrıcalığı görülmeden,
imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir Türkiye istiyorum.

Muhsin Yazıcıoğlu

Yorum Gönder

-> "Anonim" seçeneğiyle isim vermeden yorum yazılabilir.
-> "Adı/URL" seçeneğiyle sadece isim verilerek de yorum eklenebilir.
-> Yorum yazarken anlaşılır olmaya ve Türkçe yazım kurallarına uymaya çalışınız!

YUKARI